<?xml version="1.0" encoding="Latin5"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Gönül  Penceresi - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Gönül  Penceresi - http://www.gonulpenceresi.com/forum]]></description>
		<pubDate>Sun, 20 May 2012 14:08:19 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Microsoft'tan bir zafer daha]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8954</link>
			<pubDate>Sun, 20 May 2012 13:39:11 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8954</guid>
			<description><![CDATA[ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu bugün Microsoft'un patent haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Android tabanlı Motorola ürünlerinin ithalatını yasakladı.<br />
<br />
ITC'nin Motorola telefonları için aldığı karar, Başkan Barack Obama'nın geri çevirmemesi halinde Temmuz ayında yürürlüğe girecek.Microsoft'un Exchange ActiveSync teknolojisini kullandıkları gerekçesiyle Motorola Atrix, Droid ve Xoom (18 model cihazdan) modellerine ithalat yasağı geldi. <br />
<br />
MİCROSOFT KARARDAN MEMNUN<br />
<br />
<br />
Microsoft Android cihaz üreticilerine karşı açtığı davaların neredeyse tümünü kazandı. Bu kararın hemen ardınan Microsoft yayınladığı bildiride "Artık Android cihaz üreticilerinin büyük çoğunluğu patenti bize ait olan uygulamaları kullanmak için Microsoft ile işbirliği içine girmelerini umuyoruz" <br />
<br />
 Motorola ise yaptığı açıklamada, "Bir patentin ihlal edildiğine yönelik karar hayal kırıklığı yaratmış olsa da, gereken değerlendirmeleri yapıp kararın arkasındaki faktörleri anlamaya çalışacağız" ifadesini kullandı. Temyize gidecek olan Motorola, ITC'nin temyize yakın dönemde cevap vereceği konusunda iyimser değil.<br />
<br />
<br />
kaynak : [URL="http://bit.ly/M7oNKy"]ensonhaber.com[/URL]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu bugün Microsoft'un patent haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Android tabanlı Motorola ürünlerinin ithalatını yasakladı.<br />
<br />
ITC'nin Motorola telefonları için aldığı karar, Başkan Barack Obama'nın geri çevirmemesi halinde Temmuz ayında yürürlüğe girecek.Microsoft'un Exchange ActiveSync teknolojisini kullandıkları gerekçesiyle Motorola Atrix, Droid ve Xoom (18 model cihazdan) modellerine ithalat yasağı geldi. <br />
<br />
MİCROSOFT KARARDAN MEMNUN<br />
<br />
<br />
Microsoft Android cihaz üreticilerine karşı açtığı davaların neredeyse tümünü kazandı. Bu kararın hemen ardınan Microsoft yayınladığı bildiride "Artık Android cihaz üreticilerinin büyük çoğunluğu patenti bize ait olan uygulamaları kullanmak için Microsoft ile işbirliği içine girmelerini umuyoruz" <br />
<br />
 Motorola ise yaptığı açıklamada, "Bir patentin ihlal edildiğine yönelik karar hayal kırıklığı yaratmış olsa da, gereken değerlendirmeleri yapıp kararın arkasındaki faktörleri anlamaya çalışacağız" ifadesini kullandı. Temyize gidecek olan Motorola, ITC'nin temyize yakın dönemde cevap vereceği konusunda iyimser değil.<br />
<br />
<br />
kaynak : [URL="http://bit.ly/M7oNKy"]ensonhaber.com[/URL]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeni iPhone daha büyük ekranlı olacak]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8953</link>
			<pubDate>Sun, 20 May 2012 12:45:41 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8953</guid>
			<description><![CDATA[Dev şirket, Samsung'a karşı rekabette iPhone'ların ekranını büyütecek. Asya'daki üreticilere büüyk ekranlı siparişler gitti bile. Uzmanlar Ekim ayında yeni iPhone'un piyasaya çıkabileceğini açıkladı.<br />
<br />
<br />
Dünyanın en değerli şirketi olan Apple, 3.5 inçlik iPhone'ların ekranlarının yeni nesilde büyüyeceğini açıkladı. Apple'ın planları hakkında bilgi sahibi olan üç kişinin verdiği bilgiye göre, Asya'daki üreticilere şimdiden siparişler ulaştırıldı.<br />
<br />
Bloomberg'e konuşan ismini açıklamak istemeyen kişilerin verdiği bilgilere göre, Apple'ın kurucularından biri olan Steve Jobs, yaşamını kaybetmeden önce yeni tasarımla yakından ilgilendi.<br />
<br />
Apple 2010 yılından bu yana iPhone tasarımını ilk kez değiştirmiş olacak. Şirketin, Android tabanlı büyük ekranlı telefonların ilgi çekmesiyle birlikte ekranını büyütmeyi planladığı bilgisi verildi.<br />
<br />
Samsung da bir önceki modelde 4.3 inç olan ekran boyutunu Galaxy S3 telefonunda 4.8 inç ekrana genişlettiğini duyurmuştu. HTC'nin de yeni nesil telefonu One X 4.7 inç ekrana sahip.<br />
<br />
Wall Street Journal, bu hafta başında iPhone'ların 4 inçin üzerinde olabileceği bilgisini vermişti. Haberde LG Display, Sharp ve Japan Display kaynak olarak gösterilmişti. Bu arada uzmanlar yeni nesil iPhone'un Ekim ayında piyasaya sürülebileceği öngörüsünde bulundu. <br />
<br />
<br />
kaynak : [URL="http://bit.ly/J6pFvU"]haber7[/URL]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dev şirket, Samsung'a karşı rekabette iPhone'ların ekranını büyütecek. Asya'daki üreticilere büüyk ekranlı siparişler gitti bile. Uzmanlar Ekim ayında yeni iPhone'un piyasaya çıkabileceğini açıkladı.<br />
<br />
<br />
Dünyanın en değerli şirketi olan Apple, 3.5 inçlik iPhone'ların ekranlarının yeni nesilde büyüyeceğini açıkladı. Apple'ın planları hakkında bilgi sahibi olan üç kişinin verdiği bilgiye göre, Asya'daki üreticilere şimdiden siparişler ulaştırıldı.<br />
<br />
Bloomberg'e konuşan ismini açıklamak istemeyen kişilerin verdiği bilgilere göre, Apple'ın kurucularından biri olan Steve Jobs, yaşamını kaybetmeden önce yeni tasarımla yakından ilgilendi.<br />
<br />
Apple 2010 yılından bu yana iPhone tasarımını ilk kez değiştirmiş olacak. Şirketin, Android tabanlı büyük ekranlı telefonların ilgi çekmesiyle birlikte ekranını büyütmeyi planladığı bilgisi verildi.<br />
<br />
Samsung da bir önceki modelde 4.3 inç olan ekran boyutunu Galaxy S3 telefonunda 4.8 inç ekrana genişlettiğini duyurmuştu. HTC'nin de yeni nesil telefonu One X 4.7 inç ekrana sahip.<br />
<br />
Wall Street Journal, bu hafta başında iPhone'ların 4 inçin üzerinde olabileceği bilgisini vermişti. Haberde LG Display, Sharp ve Japan Display kaynak olarak gösterilmişti. Bu arada uzmanlar yeni nesil iPhone'un Ekim ayında piyasaya sürülebileceği öngörüsünde bulundu. <br />
<br />
<br />
kaynak : [URL="http://bit.ly/J6pFvU"]haber7[/URL]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SpaceX'in ilk uzay seferi iptal edildi]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8952</link>
			<pubDate>Sun, 20 May 2012 12:35:44 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8952</guid>
			<description><![CDATA[Amerikan SpaceX şirketinin, Uluslararası Uzay İstasyonu'na yapacağı ilk sefer iptal edildi.<br />
<br />
Yakıtı da yüklenen Dragon uzay aracının fırlatılmasının teknik sebeplerle iptal edildiği belirtildi.<br />
<br />
Dragon kapsülünün Falcon 9 roketiyle bugün fırlatılması planlanıyordu.<br />
<br />
Amerikan SpaceX şirketinin Dragon kapsülü, UUİ'ye kenetlenecek ilk ticari uzay aracı olacaktı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Amerikan SpaceX şirketinin, Uluslararası Uzay İstasyonu'na yapacağı ilk sefer iptal edildi.<br />
<br />
Yakıtı da yüklenen Dragon uzay aracının fırlatılmasının teknik sebeplerle iptal edildiği belirtildi.<br />
<br />
Dragon kapsülünün Falcon 9 roketiyle bugün fırlatılması planlanıyordu.<br />
<br />
Amerikan SpaceX şirketinin Dragon kapsülü, UUİ'ye kenetlenecek ilk ticari uzay aracı olacaktı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Firefox'un yeni umudu!]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8951</link>
			<pubDate>Sun, 20 May 2012 08:44:10 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8951</guid>
			<description><![CDATA[Gelecek birkaç hafta içerisinde Mozilla, uygulama dükkanı Mozilla Marketplace'in "public betasını" yayınlayacak. HTML5 ve JavaScript teknolojilerinin de dahil olduğu çeşitli teknolojilerden yararlanılarak hazırlanacak uygulamaların bulunacağı platformun ilk uygulamaları sadece Firefox'a özel olabilir.<br />
<br />
Mozilla, uygulamalar için çok daha özgürlükçü bir eleme sistemi kurmayı amaçladıklarını söylese de, Marketplace'e çıkacak tüm uygulamalar önce kontrol edilecek. Ayrıca, Apple'ın AppStore'undaki "Porno içeriksiz dükkan" ilkesini benimseyen Mozilla, bu içeriği arayan kişilerin tek umudunun Google olduğunu gösteriyor.<br />
<br />
İlk olarak Firefox'a zengin uygulama içeriğinin sunulacağı düşünülse de, Marketplace'de Mozilla'nın amacı diğer tarayıcıların da aynı runtime yazılımını kullanarak Marketplace'den yararlanmalarını sağlamak. Tıpkı diğer uygulama dükkanlarında da olduğu gibi, Mozilla da Marketplace'de satılan uygulamalardan payına düşeni alacak. Fakat aynı zamanda geliştiricilere alternatif ödeme sistemleri seçmelerine de olanak sağlanacak, reklamlar da ayrı bir gelir kapısı olacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Gelecek birkaç hafta içerisinde Mozilla, uygulama dükkanı Mozilla Marketplace'in "public betasını" yayınlayacak. HTML5 ve JavaScript teknolojilerinin de dahil olduğu çeşitli teknolojilerden yararlanılarak hazırlanacak uygulamaların bulunacağı platformun ilk uygulamaları sadece Firefox'a özel olabilir.<br />
<br />
Mozilla, uygulamalar için çok daha özgürlükçü bir eleme sistemi kurmayı amaçladıklarını söylese de, Marketplace'e çıkacak tüm uygulamalar önce kontrol edilecek. Ayrıca, Apple'ın AppStore'undaki "Porno içeriksiz dükkan" ilkesini benimseyen Mozilla, bu içeriği arayan kişilerin tek umudunun Google olduğunu gösteriyor.<br />
<br />
İlk olarak Firefox'a zengin uygulama içeriğinin sunulacağı düşünülse de, Marketplace'de Mozilla'nın amacı diğer tarayıcıların da aynı runtime yazılımını kullanarak Marketplace'den yararlanmalarını sağlamak. Tıpkı diğer uygulama dükkanlarında da olduğu gibi, Mozilla da Marketplace'de satılan uygulamalardan payına düşeni alacak. Fakat aynı zamanda geliştiricilere alternatif ödeme sistemleri seçmelerine de olanak sağlanacak, reklamlar da ayrı bir gelir kapısı olacak.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2012 Anadolu lisesi sınav sonuçları açıklandı]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8950</link>
			<pubDate>Mon, 26 Mar 2012 13:45:55 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8950</guid>
			<description><![CDATA[&#8226;10.03.2012 Fen, Sos. Bil. Lis. Her Tür And.lis. Öğr. Seçme Sınavı, Sınav Sonuçlaeı açıklandı<br />
<br />
<a href="http://www.meb.gov.tr/Sinavlar/detay.asp?ID=1&amp;ID2=1&amp;ID3=13" target="_blank">http://www.meb.gov.tr/Sinavlar/detay.asp...2=1&ID3=13</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[&#8226;10.03.2012 Fen, Sos. Bil. Lis. Her Tür And.lis. Öğr. Seçme Sınavı, Sınav Sonuçlaeı açıklandı<br />
<br />
<a href="http://www.meb.gov.tr/Sinavlar/detay.asp?ID=1&amp;ID2=1&amp;ID3=13" target="_blank">http://www.meb.gov.tr/Sinavlar/detay.asp...2=1&ID3=13</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şarj sorununa ilginç çözüm]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8949</link>
			<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 08:55:11 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8949</guid>
			<description><![CDATA[Elektronik cihazlarını 7/24 yanından ayırmayanlar için şarj sorununu çözecek yeni bir teknoloji geliştirildi. <br />
<br />
Brezilyalı mucit Joco Paulo Lammoglia geliştirdiği AIRE maskesi sayesinde, spor yaparken veya uyurken iPhone’dan tutun mp3 çalarlara kadar birçok elektronik cihaz şarj edilebilecek.<br />
<br />
AIRE maskesi, maskeyi takan kişi nefes alıp verdikçe oluşan rüzgar enerjisini elektriğe çeviriyor ve bağlı olduğu elektronik cihazın şarj olmasını sağlıyor.<br />
<br />
Küçük rüzgar türbinleri içeren maskenin ürettiği elektrik, bir kablo aracılığıyla elektronik cihaza aktarılıyor. Mucit Lammoglia, “İcadımla atmosfere karbondioksit salınımı oranını düşürmek ve elektrik üretilmesini sağlamak istiyorum” dedi.<br />
<br />
Lammoglia, “Evinizde veya dışarıda, koşarken, yürürken, uyurken, hatta kitap okurken bile AIRE maskesini kullanabilirsiniz... Enerji tasarrufu sağlaması ve çevreyi korumaya yardımcı olmasının yanı sıra, egzersiz yapma istediğini de güçlendiriyor” dedi.<br />
<br />
7/24 ENERJİ<br />
Brezilyalı mucit, AIRE maskesiyle 7/24 enerji elde edilebileceğine dikkat çekerek, icadının bedensel faaliyetleri enerjiye dönüştürmek için harika bir cihaz olduğunu öne sürüyor.<br />
<br />
AIRE maskesinin birlikte kullanılamayacağı tek bir cep telefonu mevcut: Dünyanın halen AA pili kullanan cep telefonu SpareOne. Sadece arama yapabilme ve gelen çağrıları alma özelliği bulunan SpareOne’ın kamerası, internet bağlantı veya dokunmatik ekran özelliği bulunmuyor.<br />
<br />
SpareOne, 15 Mart’ta İngiltere’de 95, ABD’de 70 dolardan satışa sunulacak. Telefonun, arka cebinizde taşıyabileceğiniz “acil arama” cihazı olarak tanımlanıyor. Pil ömrü 10 saat konuşma imkanı veren SpareOne, kapalıyken bile şarjı azalan akıllı telefonlara kıyasla, kullanıcılara şarj endişesi bulunmayan bir alternatif sunacak.	<br />
<br />
<br />
samanyoluhaber.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Elektronik cihazlarını 7/24 yanından ayırmayanlar için şarj sorununu çözecek yeni bir teknoloji geliştirildi. <br />
<br />
Brezilyalı mucit Joco Paulo Lammoglia geliştirdiği AIRE maskesi sayesinde, spor yaparken veya uyurken iPhone’dan tutun mp3 çalarlara kadar birçok elektronik cihaz şarj edilebilecek.<br />
<br />
AIRE maskesi, maskeyi takan kişi nefes alıp verdikçe oluşan rüzgar enerjisini elektriğe çeviriyor ve bağlı olduğu elektronik cihazın şarj olmasını sağlıyor.<br />
<br />
Küçük rüzgar türbinleri içeren maskenin ürettiği elektrik, bir kablo aracılığıyla elektronik cihaza aktarılıyor. Mucit Lammoglia, “İcadımla atmosfere karbondioksit salınımı oranını düşürmek ve elektrik üretilmesini sağlamak istiyorum” dedi.<br />
<br />
Lammoglia, “Evinizde veya dışarıda, koşarken, yürürken, uyurken, hatta kitap okurken bile AIRE maskesini kullanabilirsiniz... Enerji tasarrufu sağlaması ve çevreyi korumaya yardımcı olmasının yanı sıra, egzersiz yapma istediğini de güçlendiriyor” dedi.<br />
<br />
7/24 ENERJİ<br />
Brezilyalı mucit, AIRE maskesiyle 7/24 enerji elde edilebileceğine dikkat çekerek, icadının bedensel faaliyetleri enerjiye dönüştürmek için harika bir cihaz olduğunu öne sürüyor.<br />
<br />
AIRE maskesinin birlikte kullanılamayacağı tek bir cep telefonu mevcut: Dünyanın halen AA pili kullanan cep telefonu SpareOne. Sadece arama yapabilme ve gelen çağrıları alma özelliği bulunan SpareOne’ın kamerası, internet bağlantı veya dokunmatik ekran özelliği bulunmuyor.<br />
<br />
SpareOne, 15 Mart’ta İngiltere’de 95, ABD’de 70 dolardan satışa sunulacak. Telefonun, arka cebinizde taşıyabileceğiniz “acil arama” cihazı olarak tanımlanıyor. Pil ömrü 10 saat konuşma imkanı veren SpareOne, kapalıyken bile şarjı azalan akıllı telefonlara kıyasla, kullanıcılara şarj endişesi bulunmayan bir alternatif sunacak.	<br />
<br />
<br />
samanyoluhaber.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeni iPad'in şifreleri çözüldü]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8948</link>
			<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 08:51:04 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8948</guid>
			<description><![CDATA[Apple ürünlerini söküp parçalarına ayırmak konusunda uzman iFixit şirketinin yetkilisi Luke Soules, yeni iPad'in satışa ilk sunulduğu Avustralya'ya gitti. <br />
<br />
Soules, günün ilk ışıklarıyla satışa sunulan iPad'lerden bir tane aldı ve alet çantasını hazırlayıp sökme işleminine başladı.<br />
<br />
Macfixit Australia şirketi laboratuarını kullanması için Soules'a izin verdi. Sules, 4G + 16 GB'lık bir iPad'i sökmeye başlamadan önce arka paneli dikkatle inceledi. Pro Tech Base alet çantasını ve içeceğini hazırladıktan sonra işleme başlayan Soules, iPad'in özelliklerini en detaylı şekilde inceleme olanağını da herkese sundu.<br />
<br />
Arka panelde yer alan 5 mega piksel, 1080p HD video kaydetme özelliği bulunan kamera iSight kamera, 0.7 mega piksel kameranın ardından gerçekten çok büyük bir ilerleme.<br />
<br />
iPad, Apple ve Samsung'un arasında devam eden patent kavgasına neden olan, Retina Display özelliğine sahip.<br />
<br />
2048x1536, bir tablette bugüne dek bulunan en yüksek ekran çözünürlüğü olduğu gibi, Retina Display en mükemmel HD tecrübesini sağlıyor.<br />
<br />
iPad, A5X çift çekirdekli işlemci taşıyor. Apple, A5X'in Nvidia Tegra 3 çift çekirdekli işlemcisinden dört kat daha hızlı olduğunu belirtmişti.<br />
<br />
Retina Display'in sağladığı mükemmel görüntü için, mükemmel bir işlemci şart. A5'in yanında eklenen X, görüntü kalitesindeki kat kat artışı simgeliyor.<br />
<br />
iPad, Bluetooth ve Wi-Fi bağlantı özelliklerini, yarı iletken parça üreticisi devi Broadcom'un BCM4330 çipiyle sağlıyor.<br />
<br />
Qualcomm'un ürettiği MDM9600 çok fonksiyonlu modem, iPad'e 3G ve 4G kablosuz internet teknolojisi kazandırıyor.<br />
<br />
iPad'in ekranı, dış panele son derece sağlam bir şekilde yerleştirilmiş. Ekranın sökülmesindeki zorluk, rutin tamir ve batarya değiştirilme işlemini çok zorlaştırabilir.<br />
<br />
Japonya merkezli Elpida, iPad'in hafızasının itici gücü olan 1GB DRAM'i üreten şirket.<br />
<br />
Bir diğer Japon devi Toshiba ise iPad'e 16, 32 ve 64 GB hafıza seçeneklerini veren NAND flash memory çipini sağladı.<br />
<br />
iPad logic board (mantıksal çevrim kartı), Texas Instruments, Fairchild, Broadcom mikro işlemci ve Apple yapımı ses kodek teknolojilerini içeriyor. Kartın diğer yüzü, Toshiba, Triquint, Avago ve Skyworks parçaları bulunduruyor.<br />
<br />
Yeni iPad'in bataryası, cihazın içindeki alanın neredeyse tümünü kaplıyor. 10 saat batarya ömrü sunan iPad2'ye kıyasla, yeni iPad 4G özelliği kullanılırken, 9 saat batarya ömrüne sahip.Ek RAM ve GPU (Grafik İşlemci Ünitesi) de bu bataryadan besleniyor.<br />
<br />
iPad'in 4G özelliği olan modelleri iPad2 ve diğer iPhone cihazlarında bulunan aynı micro-Sım kart haznesine sahip.	<br />
<br />
<br />
samanyoluhaber.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Apple ürünlerini söküp parçalarına ayırmak konusunda uzman iFixit şirketinin yetkilisi Luke Soules, yeni iPad'in satışa ilk sunulduğu Avustralya'ya gitti. <br />
<br />
Soules, günün ilk ışıklarıyla satışa sunulan iPad'lerden bir tane aldı ve alet çantasını hazırlayıp sökme işleminine başladı.<br />
<br />
Macfixit Australia şirketi laboratuarını kullanması için Soules'a izin verdi. Sules, 4G + 16 GB'lık bir iPad'i sökmeye başlamadan önce arka paneli dikkatle inceledi. Pro Tech Base alet çantasını ve içeceğini hazırladıktan sonra işleme başlayan Soules, iPad'in özelliklerini en detaylı şekilde inceleme olanağını da herkese sundu.<br />
<br />
Arka panelde yer alan 5 mega piksel, 1080p HD video kaydetme özelliği bulunan kamera iSight kamera, 0.7 mega piksel kameranın ardından gerçekten çok büyük bir ilerleme.<br />
<br />
iPad, Apple ve Samsung'un arasında devam eden patent kavgasına neden olan, Retina Display özelliğine sahip.<br />
<br />
2048x1536, bir tablette bugüne dek bulunan en yüksek ekran çözünürlüğü olduğu gibi, Retina Display en mükemmel HD tecrübesini sağlıyor.<br />
<br />
iPad, A5X çift çekirdekli işlemci taşıyor. Apple, A5X'in Nvidia Tegra 3 çift çekirdekli işlemcisinden dört kat daha hızlı olduğunu belirtmişti.<br />
<br />
Retina Display'in sağladığı mükemmel görüntü için, mükemmel bir işlemci şart. A5'in yanında eklenen X, görüntü kalitesindeki kat kat artışı simgeliyor.<br />
<br />
iPad, Bluetooth ve Wi-Fi bağlantı özelliklerini, yarı iletken parça üreticisi devi Broadcom'un BCM4330 çipiyle sağlıyor.<br />
<br />
Qualcomm'un ürettiği MDM9600 çok fonksiyonlu modem, iPad'e 3G ve 4G kablosuz internet teknolojisi kazandırıyor.<br />
<br />
iPad'in ekranı, dış panele son derece sağlam bir şekilde yerleştirilmiş. Ekranın sökülmesindeki zorluk, rutin tamir ve batarya değiştirilme işlemini çok zorlaştırabilir.<br />
<br />
Japonya merkezli Elpida, iPad'in hafızasının itici gücü olan 1GB DRAM'i üreten şirket.<br />
<br />
Bir diğer Japon devi Toshiba ise iPad'e 16, 32 ve 64 GB hafıza seçeneklerini veren NAND flash memory çipini sağladı.<br />
<br />
iPad logic board (mantıksal çevrim kartı), Texas Instruments, Fairchild, Broadcom mikro işlemci ve Apple yapımı ses kodek teknolojilerini içeriyor. Kartın diğer yüzü, Toshiba, Triquint, Avago ve Skyworks parçaları bulunduruyor.<br />
<br />
Yeni iPad'in bataryası, cihazın içindeki alanın neredeyse tümünü kaplıyor. 10 saat batarya ömrü sunan iPad2'ye kıyasla, yeni iPad 4G özelliği kullanılırken, 9 saat batarya ömrüne sahip.Ek RAM ve GPU (Grafik İşlemci Ünitesi) de bu bataryadan besleniyor.<br />
<br />
iPad'in 4G özelliği olan modelleri iPad2 ve diğer iPhone cihazlarında bulunan aynı micro-Sım kart haznesine sahip.	<br />
<br />
<br />
samanyoluhaber.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çillerimden nasıl kurtulabilirim?]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8947</link>
			<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 21:51:04 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8947</guid>
			<description><![CDATA[Çiller yüzümüzde çıkan ve bazı faktörlere bağlı olarak değişim gösteren renkli noktacıklardır. Çillerinizle mutlu değilseniz ve kurtulmak istiyorsanız birkaç damla fondöten işe yarayacaktır.<br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/03/16/cillerimden-nasil-kurtulabilirim--2094073.Jpeg" border="0" alt="[Resim: cillerimden-nasil-kurtulabilirim--2094073.Jpeg]" /><br />
<br />
Öncelikli olarak cildinize uygun doğru fondöteni bulmanız gerekmektedir. Fondöten seçerken renk ve dokusuna dikkat etmelisiniz. En doğal ürünü seçtikten sonra uygulama aşamasına geçebilirsiniz.<br />
<br />
Çillerin artmasını sağlayan etmenlerden biri güneş altında kalmaktır. Çillerinizin belirginleşmesini önlemek için mutlaka güneş koruyucu kremler kullanmalısınız.<br />
<br />
Fondöteni uygulamadan önce cildinizin temiz olduğundan emin olur. Herhangi bir makyaj kalıntısı bulunmamalıdır. Cildinizi temizledikten sonra makyaj altına uygulanabilecek bir nemlendirici kullanın. Bu sayede cildinizin kurumasını önlemiş olursunuz.<br />
<br />
Fondöteni nokta nokta yüzünüze sürdükten sonra sentetik bir sünger yardımıyla dağıtın. Yüzünüzün her kısmına eşit şekilde dağılmasına özen gösterin. Çillerinizin olduğu bölgeye daha fazla, diğer yerlere daha az fondöten sürerseniz dengesizlik olacaktır. Fondötenden sonra yine de görünürde bir iz varsa kapatıcı ile ufak rötuşlar yapabilirsiniz. En son olarak pürüzsüz bir görünüm için toz pudra uygulayın. Bu sayede istemediğiniz her nokta, ben veya yara izini rahatlıkla kapatabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
miliyet.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çiller yüzümüzde çıkan ve bazı faktörlere bağlı olarak değişim gösteren renkli noktacıklardır. Çillerinizle mutlu değilseniz ve kurtulmak istiyorsanız birkaç damla fondöten işe yarayacaktır.<br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/03/16/cillerimden-nasil-kurtulabilirim--2094073.Jpeg" border="0" alt="[Resim: cillerimden-nasil-kurtulabilirim--2094073.Jpeg]" /><br />
<br />
Öncelikli olarak cildinize uygun doğru fondöteni bulmanız gerekmektedir. Fondöten seçerken renk ve dokusuna dikkat etmelisiniz. En doğal ürünü seçtikten sonra uygulama aşamasına geçebilirsiniz.<br />
<br />
Çillerin artmasını sağlayan etmenlerden biri güneş altında kalmaktır. Çillerinizin belirginleşmesini önlemek için mutlaka güneş koruyucu kremler kullanmalısınız.<br />
<br />
Fondöteni uygulamadan önce cildinizin temiz olduğundan emin olur. Herhangi bir makyaj kalıntısı bulunmamalıdır. Cildinizi temizledikten sonra makyaj altına uygulanabilecek bir nemlendirici kullanın. Bu sayede cildinizin kurumasını önlemiş olursunuz.<br />
<br />
Fondöteni nokta nokta yüzünüze sürdükten sonra sentetik bir sünger yardımıyla dağıtın. Yüzünüzün her kısmına eşit şekilde dağılmasına özen gösterin. Çillerinizin olduğu bölgeye daha fazla, diğer yerlere daha az fondöten sürerseniz dengesizlik olacaktır. Fondötenden sonra yine de görünürde bir iz varsa kapatıcı ile ufak rötuşlar yapabilirsiniz. En son olarak pürüzsüz bir görünüm için toz pudra uygulayın. Bu sayede istemediğiniz her nokta, ben veya yara izini rahatlıkla kapatabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
miliyet.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dış motivasyon nedir, neye yarar?]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8946</link>
			<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 21:47:39 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8946</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Çocuk, mutlaka kazanması gereken davranışa ilgisiz davrandığında, bu konuyu önemsemediğinde yardıma dış motivasyon kaynakları koşar.</span><br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/03/14/dis-motivasyon-nedir-neye-yarar--2087246.Jpeg" border="0" alt="[Resim: dis-motivasyon-nedir-neye-yarar--2087246.Jpeg]" /><br />
<br />
Öyle zamanlar vardır ki, anne baba olarak eminsinizdir; mutlaka çocuğunuzun bu davranışı kazanması gerekir! Özellikle sağlıklı olmayı ilgilendiren konularda (diş fırçalama, el yıkama, mevsime uygun giyinme, uygun yiyeceklerle beslenme vb.) evde var olan düzene uyum sağlayabilme (oda toplama, yatma saati, temizlik vb.) konusunda ve diğer konularda… Çocuk, mutlaka kazanması gereken davranışa ilgisiz davrandığında, bu konuyu önemsemediğinde yardıma dış motivasyon kaynakları koşar. Dış motivasyon kısaca; kişinin kendiliğinden yapmayı istemediği işler konusunda, kendi dışındaki güçlerle ikna edilmesi olarak tarif edilebilir. Dış motivasyon, günlük yaşantıda sıkça kullanılır. İç motivasyonu harekete geçiren dış motivasyon yöntemleri, anne baba ve eğitimciler tarafından kullanıldığında pek çok davranış problemi çözüme kavuşabilir veya çocuk yeni bir davranışı kazanabilir.<br />
<br />
 <br />
İnsan organizmasını motive eden diğer iki temel olgu, haz almak ve acıdan kaçınmaktır. Hoşlanmadığımız bir durumla karşılaşmamak ya da hoşumuza giden bir durumu yaşamak için birtakım davranışlarda bulunuruz. Arkadaş edinmek isteyen çocuk oyuncağını paylaşır, güzel görünmek isteyen ergen diyet yapar; bu örneklerde, arzu edilen durumu yaşama isteği, davranışa yön vermektedir. Üşüyen kişi daha kalın kıyafet giyer, öğretmeninden uyarı almak istemeyen öğrenci parmak kaldırarak konuşur; bu örneklerde ise haz-acı ilkesi çok basit bir şekilde işlemektedir.<br />
 <br />
Ancak her konuda haz-acı ilkesi bu kadar sorunsuz işlemez. Bunun iki temel nedeni vardır. İlk olarak, her konuda acıyı veya hazzı yaşamak olası değildir. Örneğin, daha önce hiç diş çürüğü olmamış bir çocuk için diş fırçalamak gereksiz, sıkıcı bir iş olabilir. Henüz kaçınılması gereken durumu yaşamamış çocuk, tedbirli davranmayı istemeyebilir (eşyalarını kaybetmek, düşük not almak, ödevsiz okula gitmek zorunda kalmak vb). İkinci olarak, bazı çocuklar sınırları zorlamayı severler ve olumsuz davranışı kararlılıkla devam ettirebilirler. Çoğunlukla, bu şekilde davranan çocuğun olumsuz davranışı yetişkin tarafından pekiştirilmiştir. Bu nedenle çocuk, kendini yormak yerine her zaman aynı olumsuz davranışı sürdürmekte direnir. Örneğin, odasını toplama konusunda isteksiz davranan çocuğun odası, evdeki yetişkin tarafından toparlanır. Böylelikle ister istemez çocuğun “odasını toplamama” davranışı pekiştirilmiş olur.  Ödevlerini günün sonuna bırakan çocuğun ödevi annesinin yardımıyla çabucak yapılır; çocuk planlı çalışma alışkanlığını edinmek istemez, direnir. <br />
 <br />
Bu tarz durumlarda, kendiliğinden oluşan bir iç motivasyon gözlenemez; çocuk kendince gereksiz gördüğü işler için davranışlarını değiştirmek istemez. Dış motivasyon teknikleri, bu noktada yardıma koşar. Doğal olarak oluşmayan haz alma, acıdan kaçınma ilkesi yetişkin tarafından oluşturulur. Bu suni ortam için tutumlar önemlidir. Yetişkinin kural koyması ve kurala uygun davranışın oturması için ödüllerden ve yaptırımlardan yardım alması gerekir.<br />
 <br />
Her yöntemde olduğu gibi dış motivasyon tekniklerini kullanırken de bilinçli olmak önemlidir. Yanlış uygulamalar sorunları çözmeye yardım etmediği gibi, yeni sorunlar oluşmasına da sebep olabilir. Dış motivasyon tekniklerini uygulamak isteyen ebeveynin, bazı konularında kendini gözden geçirmesi gerekir.<br />
 <br />
•Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; Kararlı, tutarlı, sabırlı davranabilen yetişkin, bu yöntemden sonuç alabilir. Sabırsız davranıp hemen değişim beklemek en büyük hatadır, ancak pek çok anne-baba, bir-iki günden sonra pes etme eğilimindedir. Oysa davranış değişikliği için tutarlı ve kararlı şekilde, bir süre takip etmek gerekir. <br />
 <br />
• Çocuğun yaş dönemi özellikleri hakkında fikir sahibi olmak, önemli olan diğer bir konudur. 2 yaşındaki bir çocuğa yaklaşım ile 10 yaşındaki bir çocuğa yaklaşım aynı olamaz. Çocuklar farklı yaşlarda farklı şekillerde motive olacaklarından, bu konudaki farkındalık önem taşır. <br />
 <br />
• İyi bir gözlemci olmak gereklidir. Çocuğun sahip olduğu özellikler hakkında bilgi sahibi olmak, ancak iyi bir gözlemle mümkündür. Her anne-baba çocuğunun yetenekleri ve hoşlandığı şeyler hakkında gerçekçi fikirler edinmelidir. Bu bilgiler, ona nasıl yaklaşmak gerektiği hakkında ipucu verecektir. Özellikle ödülleri ve yaptırımları belirlemede, çocuğun kişisel özelliklerini bilmek gereklidir.<br />
<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Çocuk, mutlaka kazanması gereken davranışa ilgisiz davrandığında, bu konuyu önemsemediğinde yardıma dış motivasyon kaynakları koşar.</span><br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/03/14/dis-motivasyon-nedir-neye-yarar--2087246.Jpeg" border="0" alt="[Resim: dis-motivasyon-nedir-neye-yarar--2087246.Jpeg]" /><br />
<br />
Öyle zamanlar vardır ki, anne baba olarak eminsinizdir; mutlaka çocuğunuzun bu davranışı kazanması gerekir! Özellikle sağlıklı olmayı ilgilendiren konularda (diş fırçalama, el yıkama, mevsime uygun giyinme, uygun yiyeceklerle beslenme vb.) evde var olan düzene uyum sağlayabilme (oda toplama, yatma saati, temizlik vb.) konusunda ve diğer konularda… Çocuk, mutlaka kazanması gereken davranışa ilgisiz davrandığında, bu konuyu önemsemediğinde yardıma dış motivasyon kaynakları koşar. Dış motivasyon kısaca; kişinin kendiliğinden yapmayı istemediği işler konusunda, kendi dışındaki güçlerle ikna edilmesi olarak tarif edilebilir. Dış motivasyon, günlük yaşantıda sıkça kullanılır. İç motivasyonu harekete geçiren dış motivasyon yöntemleri, anne baba ve eğitimciler tarafından kullanıldığında pek çok davranış problemi çözüme kavuşabilir veya çocuk yeni bir davranışı kazanabilir.<br />
<br />
 <br />
İnsan organizmasını motive eden diğer iki temel olgu, haz almak ve acıdan kaçınmaktır. Hoşlanmadığımız bir durumla karşılaşmamak ya da hoşumuza giden bir durumu yaşamak için birtakım davranışlarda bulunuruz. Arkadaş edinmek isteyen çocuk oyuncağını paylaşır, güzel görünmek isteyen ergen diyet yapar; bu örneklerde, arzu edilen durumu yaşama isteği, davranışa yön vermektedir. Üşüyen kişi daha kalın kıyafet giyer, öğretmeninden uyarı almak istemeyen öğrenci parmak kaldırarak konuşur; bu örneklerde ise haz-acı ilkesi çok basit bir şekilde işlemektedir.<br />
 <br />
Ancak her konuda haz-acı ilkesi bu kadar sorunsuz işlemez. Bunun iki temel nedeni vardır. İlk olarak, her konuda acıyı veya hazzı yaşamak olası değildir. Örneğin, daha önce hiç diş çürüğü olmamış bir çocuk için diş fırçalamak gereksiz, sıkıcı bir iş olabilir. Henüz kaçınılması gereken durumu yaşamamış çocuk, tedbirli davranmayı istemeyebilir (eşyalarını kaybetmek, düşük not almak, ödevsiz okula gitmek zorunda kalmak vb). İkinci olarak, bazı çocuklar sınırları zorlamayı severler ve olumsuz davranışı kararlılıkla devam ettirebilirler. Çoğunlukla, bu şekilde davranan çocuğun olumsuz davranışı yetişkin tarafından pekiştirilmiştir. Bu nedenle çocuk, kendini yormak yerine her zaman aynı olumsuz davranışı sürdürmekte direnir. Örneğin, odasını toplama konusunda isteksiz davranan çocuğun odası, evdeki yetişkin tarafından toparlanır. Böylelikle ister istemez çocuğun “odasını toplamama” davranışı pekiştirilmiş olur.  Ödevlerini günün sonuna bırakan çocuğun ödevi annesinin yardımıyla çabucak yapılır; çocuk planlı çalışma alışkanlığını edinmek istemez, direnir. <br />
 <br />
Bu tarz durumlarda, kendiliğinden oluşan bir iç motivasyon gözlenemez; çocuk kendince gereksiz gördüğü işler için davranışlarını değiştirmek istemez. Dış motivasyon teknikleri, bu noktada yardıma koşar. Doğal olarak oluşmayan haz alma, acıdan kaçınma ilkesi yetişkin tarafından oluşturulur. Bu suni ortam için tutumlar önemlidir. Yetişkinin kural koyması ve kurala uygun davranışın oturması için ödüllerden ve yaptırımlardan yardım alması gerekir.<br />
 <br />
Her yöntemde olduğu gibi dış motivasyon tekniklerini kullanırken de bilinçli olmak önemlidir. Yanlış uygulamalar sorunları çözmeye yardım etmediği gibi, yeni sorunlar oluşmasına da sebep olabilir. Dış motivasyon tekniklerini uygulamak isteyen ebeveynin, bazı konularında kendini gözden geçirmesi gerekir.<br />
 <br />
•Apple-tab-span" style="white-space:pre"&gt; Kararlı, tutarlı, sabırlı davranabilen yetişkin, bu yöntemden sonuç alabilir. Sabırsız davranıp hemen değişim beklemek en büyük hatadır, ancak pek çok anne-baba, bir-iki günden sonra pes etme eğilimindedir. Oysa davranış değişikliği için tutarlı ve kararlı şekilde, bir süre takip etmek gerekir. <br />
 <br />
• Çocuğun yaş dönemi özellikleri hakkında fikir sahibi olmak, önemli olan diğer bir konudur. 2 yaşındaki bir çocuğa yaklaşım ile 10 yaşındaki bir çocuğa yaklaşım aynı olamaz. Çocuklar farklı yaşlarda farklı şekillerde motive olacaklarından, bu konudaki farkındalık önem taşır. <br />
 <br />
• İyi bir gözlemci olmak gereklidir. Çocuğun sahip olduğu özellikler hakkında bilgi sahibi olmak, ancak iyi bir gözlemle mümkündür. Her anne-baba çocuğunun yetenekleri ve hoşlandığı şeyler hakkında gerçekçi fikirler edinmelidir. Bu bilgiler, ona nasıl yaklaşmak gerektiği hakkında ipucu verecektir. Özellikle ödülleri ve yaptırımları belirlemede, çocuğun kişisel özelliklerini bilmek gereklidir.<br />
<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gebelikte cep telefonu kullanımı]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8945</link>
			<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 21:44:50 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8945</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2010/12/10/gebelikte-cep-telefonu-kullanimi-1017343.Jpeg" border="0" alt="[Resim: gebelikte-cep-telefonu-kullanimi-1017343.Jpeg]" /><br />
<br />
Aralık ayında Journal of Epimedemiology and Community Health dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre doğumdan önce cep telefonu sinyallerine maruz kalan çocukların bazı davranış problemleri ile karşılaşma olasılığını arttırmaktadır: Bunlar hiperaktivite, dikkat eksikliği ve konuya odaklanmadaki sorunlardır.<br />
<br />
Bu yeni çalışmanın bazı kısıtlamaları mevcut olup, araştırıcılar cep telefonu temasının gerçekten davranış bozukluğu yapıcı etkisi varsa bile bunu nasıl yaptığıyla ilgili yeterli data olmadığına dikkat çekmektedirler.<br />
<br />
UCLA Halk Sağlığı Kliniği’nden Epidemiyoloji Profesörü Dr. Leeka Kheifets, bazı teoriler olduğunu fakat cep telefonlarının nasıl bir etki gösterdiğini kesin olarak bilmediğimizi söylemektedir. Yine de gebelik sırasında ve çocuklarda cep telefonuyla teması azaltmak için bazı basit önlemler almak tedbirli bir yaklaşım olacaktır uyarısında bulunmakta ve cep telefonunuzu vücüdunuzdan uzak tutarak ya da kulağa götürmeyi engelleyen cihazlar kullanarak zararlı sinyallere maruz kalma riskimizi azaltmak olası iken neden bu koruyucu davranışları benimsemeyelim sorusunu sormaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Cep Telefonu Teması ve Davranış Sorunları</span><br />
<br />
Danimarka Ulusal Sağlık Sistemi’ne kayıtlı olan 28 745 çocuk ve annelerinin cep telefonu kullanımı analiz edilerek bir çalışma yapılmıştır. Annelere, gebelikte ve sonrasında cep telefonu kullanımı dahil olmak üzere çeşitli yaşam davraniş biçimleri konularında anket yapılmıştır. Çoçukları 7 yaşına geldiğinde anket tekrarlanarak cep telefonu alışkanlıkları ve davranış biçimleri irdelenmiştir.<br />
<br />
Anket sonuçlarına göre yedi yaşındaki çocukların %35.2’sinin cep telefonu kullandığı öğrenilmiştir. Çocukların %1’den azı cep telefonlarını haftada 1 saatten fazla kullanmaktaydılar. Annelerden alınan bilgiye göre, çocukların büyük çoğunluğunda (%93) davranış problemi gözlemlenmemiş, %3.3’ünde sınırda davranış sorunlar izlenmiş, %3.1’inde ise belirgin davranış sorunları ve duygusal problemler saptanmıştır. Bunlar hiperaktivite ve dikkat eksikliği ile beraber ilişki kurmakta yaşanan zorluklardır. Çocukların %18’e yakını gebelikte ve doğum sonrası dönemde cep telefonuna maruz kalmış ve çalışmaya göre bu grupta en yüksek oranda davranış problemleri izlenmiştir.<br />
<br />
<br />
Yeni bulgular, daha önceden aynı kayıtlar kullanılarak 13 000 çocukta yapılan araştırma bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Bu çalışmanın devamında araştırmacılar çalışma kohortunu 11 yaşın geldiğinde, tekrar değerlendirmeyi planlamaktadır. Çocuklar 11 yaşına geldiklerinde, cep telefonunu ne kadar kullandıkları doğrudan kendilerinden öğrenilebilecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Cep Telefonuyla Teması Azaltmak</span><br />
<br />
Çevresel Tıp Derneğinin kurucusu Devra Davis, harekete geçme zamanının geldiğini söylemektedir. Bu dernek toplumu sağlık riksleri konusunda eğitmek ve bu riskleri azaltmak için gereken tedbirleri almaya yönelik çalışmalar yapmaktadır.<br />
<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2010/12/10/gebelikte-cep-telefonu-kullanimi-1017343.Jpeg" border="0" alt="[Resim: gebelikte-cep-telefonu-kullanimi-1017343.Jpeg]" /><br />
<br />
Aralık ayında Journal of Epimedemiology and Community Health dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre doğumdan önce cep telefonu sinyallerine maruz kalan çocukların bazı davranış problemleri ile karşılaşma olasılığını arttırmaktadır: Bunlar hiperaktivite, dikkat eksikliği ve konuya odaklanmadaki sorunlardır.<br />
<br />
Bu yeni çalışmanın bazı kısıtlamaları mevcut olup, araştırıcılar cep telefonu temasının gerçekten davranış bozukluğu yapıcı etkisi varsa bile bunu nasıl yaptığıyla ilgili yeterli data olmadığına dikkat çekmektedirler.<br />
<br />
UCLA Halk Sağlığı Kliniği’nden Epidemiyoloji Profesörü Dr. Leeka Kheifets, bazı teoriler olduğunu fakat cep telefonlarının nasıl bir etki gösterdiğini kesin olarak bilmediğimizi söylemektedir. Yine de gebelik sırasında ve çocuklarda cep telefonuyla teması azaltmak için bazı basit önlemler almak tedbirli bir yaklaşım olacaktır uyarısında bulunmakta ve cep telefonunuzu vücüdunuzdan uzak tutarak ya da kulağa götürmeyi engelleyen cihazlar kullanarak zararlı sinyallere maruz kalma riskimizi azaltmak olası iken neden bu koruyucu davranışları benimsemeyelim sorusunu sormaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Cep Telefonu Teması ve Davranış Sorunları</span><br />
<br />
Danimarka Ulusal Sağlık Sistemi’ne kayıtlı olan 28 745 çocuk ve annelerinin cep telefonu kullanımı analiz edilerek bir çalışma yapılmıştır. Annelere, gebelikte ve sonrasında cep telefonu kullanımı dahil olmak üzere çeşitli yaşam davraniş biçimleri konularında anket yapılmıştır. Çoçukları 7 yaşına geldiğinde anket tekrarlanarak cep telefonu alışkanlıkları ve davranış biçimleri irdelenmiştir.<br />
<br />
Anket sonuçlarına göre yedi yaşındaki çocukların %35.2’sinin cep telefonu kullandığı öğrenilmiştir. Çocukların %1’den azı cep telefonlarını haftada 1 saatten fazla kullanmaktaydılar. Annelerden alınan bilgiye göre, çocukların büyük çoğunluğunda (%93) davranış problemi gözlemlenmemiş, %3.3’ünde sınırda davranış sorunlar izlenmiş, %3.1’inde ise belirgin davranış sorunları ve duygusal problemler saptanmıştır. Bunlar hiperaktivite ve dikkat eksikliği ile beraber ilişki kurmakta yaşanan zorluklardır. Çocukların %18’e yakını gebelikte ve doğum sonrası dönemde cep telefonuna maruz kalmış ve çalışmaya göre bu grupta en yüksek oranda davranış problemleri izlenmiştir.<br />
<br />
<br />
Yeni bulgular, daha önceden aynı kayıtlar kullanılarak 13 000 çocukta yapılan araştırma bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Bu çalışmanın devamında araştırmacılar çalışma kohortunu 11 yaşın geldiğinde, tekrar değerlendirmeyi planlamaktadır. Çocuklar 11 yaşına geldiklerinde, cep telefonunu ne kadar kullandıkları doğrudan kendilerinden öğrenilebilecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Cep Telefonuyla Teması Azaltmak</span><br />
<br />
Çevresel Tıp Derneğinin kurucusu Devra Davis, harekete geçme zamanının geldiğini söylemektedir. Bu dernek toplumu sağlık riksleri konusunda eğitmek ve bu riskleri azaltmak için gereken tedbirleri almaya yönelik çalışmalar yapmaktadır.<br />
<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Emzirmeyi sonlandırma süreci]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8944</link>
			<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 21:41:15 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8944</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Memeden kesme dönemi birçok annenin duygusal karmaşa yaşadığı bir süreçtir.</span><br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2011/01/07/emzirmeyi-sonlandirma-surecinde-pratik-oneriler-1077849.Jpeg" border="0" alt="[Resim: emzirmeyi-sonlandirma-surecinde-pratik-o...77849.Jpeg]" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Psikolog  Eda Gokduman</span><br />
<br />
“ Çocuğuma zarar vermeden bunu nasıl başarabilirim ?”<br />
“ Birçok yolu denedim ama başaramıyorum?”<br />
“ Çok sinirli oluyor , yine de memeyi istiyor, ne yapabilirim ?”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Bu endişelere sahip bir annenin ilk yapması gereken :</span><br />
<br />
Emzirmeyi bırakmak için en doğru zamana karar vermektir  .<br />
Çocuğunuzu ne zaman memeden kesmeniz gerektiğine  doğumundan itibaren onu tanıyan, gelişimini ve büyüme süreçlerini  takip eden çocuk doktorunuz vermelidir. Bu dönemde çocuk doktorunuzla birlikte hareket etmelisiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Çocuk doktorunuzun artık zamanı geldi , emzirme sonlandırma sürecine  başlayabiliriz ifadesinden sonra dikkat etmeniz gerekenler nelerdir ?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">1)</span> Bu sürece öncelikle annenin duygusal olarak hazır olması gereklidir. Emzirme ;  her kadının  annelik süreci için farklı duygular yaşadığı bir dönemdir.  Bebeğinin ona olan bağlılığından mutluluk duyar ve onu büyüttüğünü, güzel beslediğini ona hissettirir. Bebeğinden bu şekilde ayrılmaya  duygusal olarak hazır olmalıdır. Eğer anne duygusal olarak hazır olmadan bu sürece başlarsa yeniden başa dönen  ve bir türlü başarılamayan  memeden kesme süreçleri gözlemleyebiliriz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Bu süreçte anne duygusal olarak rahatlamak için neler yapmalıdır ?</span><br />
<br />
Anne; bebeğinin artık büyüdüğünü daha iyi görecektir. Çocuğu bir birey olarak beslenmesinde anneden bağımsız olarak hareket edebilecek , kendi gelişiminin daha sağlıklı ilerlediğini anneye gösterecektir. Bunu başarabilen bir çocuğu olduğunu görmek bir anneyi daha mutlu eder.<br />
<br />
Duygusal olarak rahat olduğunuz bir dönemde memeden kesme sürecine başlamalısınız. Stresli olduğunuz dönemlerde daha sabırsız, sinirli ve aşırı duygusal olabilirsiniz. Yaşadığınız stres çocuğunuza yansıyabilir.<br />
<br />
2) Çocuğunuz da  emzirmeyi bırakma döneminde rahat olmalıdır.  Çocuğun stresli olduğu dönemler ( diş çıkarma, bakıcı değiştirme, ev değişikliği   vb ) başarıların geciktiği  ve çocuğun duygusal olarak daha fazla baskı yaşadığı dönemlerdir. Bu nedenle çocuğunuzun ve sizin rahat , daha mutlu olduğu dönemleri tercih etmelisiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">3) </span>Memeden kesme dönemleri her çocuk için zorlu bir süreçtir. İlk doğduğu günden itibaren size bu kadar yakın olduğu, kokunuzu hissettiği, teninizle rahatladığı bir süreci bırakmak ona üzüntü verecektir. Alıştığı bir şeyi yeniden yaşayamamak onu sinirlendirecek, huysuzlaşmasına neden olacaktır . Bu tepkisi  oldukça doğaldır. Önemli olan annenin bu süreçte yaşanan stresin doğal olduğunu kabul etmesi ve bu dönemde sabırlı davranmasıdır .<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">4) </span>Birden kesme yöntemleri çocuğunuzu duygusal olarak zorlayabilir. Annenin kendisini reddetmesi onu sevmediği , değer vermediği , istemediği  duygusunu ortaya çıkarabilir.  Bu nedenle aşamalı bırakma yöntemleri daha çok önerilmektedir.<br />
<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Memeden kesme dönemi birçok annenin duygusal karmaşa yaşadığı bir süreçtir.</span><br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2011/01/07/emzirmeyi-sonlandirma-surecinde-pratik-oneriler-1077849.Jpeg" border="0" alt="[Resim: emzirmeyi-sonlandirma-surecinde-pratik-o...77849.Jpeg]" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Psikolog  Eda Gokduman</span><br />
<br />
“ Çocuğuma zarar vermeden bunu nasıl başarabilirim ?”<br />
“ Birçok yolu denedim ama başaramıyorum?”<br />
“ Çok sinirli oluyor , yine de memeyi istiyor, ne yapabilirim ?”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Bu endişelere sahip bir annenin ilk yapması gereken :</span><br />
<br />
Emzirmeyi bırakmak için en doğru zamana karar vermektir  .<br />
Çocuğunuzu ne zaman memeden kesmeniz gerektiğine  doğumundan itibaren onu tanıyan, gelişimini ve büyüme süreçlerini  takip eden çocuk doktorunuz vermelidir. Bu dönemde çocuk doktorunuzla birlikte hareket etmelisiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Çocuk doktorunuzun artık zamanı geldi , emzirme sonlandırma sürecine  başlayabiliriz ifadesinden sonra dikkat etmeniz gerekenler nelerdir ?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">1)</span> Bu sürece öncelikle annenin duygusal olarak hazır olması gereklidir. Emzirme ;  her kadının  annelik süreci için farklı duygular yaşadığı bir dönemdir.  Bebeğinin ona olan bağlılığından mutluluk duyar ve onu büyüttüğünü, güzel beslediğini ona hissettirir. Bebeğinden bu şekilde ayrılmaya  duygusal olarak hazır olmalıdır. Eğer anne duygusal olarak hazır olmadan bu sürece başlarsa yeniden başa dönen  ve bir türlü başarılamayan  memeden kesme süreçleri gözlemleyebiliriz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Bu süreçte anne duygusal olarak rahatlamak için neler yapmalıdır ?</span><br />
<br />
Anne; bebeğinin artık büyüdüğünü daha iyi görecektir. Çocuğu bir birey olarak beslenmesinde anneden bağımsız olarak hareket edebilecek , kendi gelişiminin daha sağlıklı ilerlediğini anneye gösterecektir. Bunu başarabilen bir çocuğu olduğunu görmek bir anneyi daha mutlu eder.<br />
<br />
Duygusal olarak rahat olduğunuz bir dönemde memeden kesme sürecine başlamalısınız. Stresli olduğunuz dönemlerde daha sabırsız, sinirli ve aşırı duygusal olabilirsiniz. Yaşadığınız stres çocuğunuza yansıyabilir.<br />
<br />
2) Çocuğunuz da  emzirmeyi bırakma döneminde rahat olmalıdır.  Çocuğun stresli olduğu dönemler ( diş çıkarma, bakıcı değiştirme, ev değişikliği   vb ) başarıların geciktiği  ve çocuğun duygusal olarak daha fazla baskı yaşadığı dönemlerdir. Bu nedenle çocuğunuzun ve sizin rahat , daha mutlu olduğu dönemleri tercih etmelisiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">3) </span>Memeden kesme dönemleri her çocuk için zorlu bir süreçtir. İlk doğduğu günden itibaren size bu kadar yakın olduğu, kokunuzu hissettiği, teninizle rahatladığı bir süreci bırakmak ona üzüntü verecektir. Alıştığı bir şeyi yeniden yaşayamamak onu sinirlendirecek, huysuzlaşmasına neden olacaktır . Bu tepkisi  oldukça doğaldır. Önemli olan annenin bu süreçte yaşanan stresin doğal olduğunu kabul etmesi ve bu dönemde sabırlı davranmasıdır .<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">4) </span>Birden kesme yöntemleri çocuğunuzu duygusal olarak zorlayabilir. Annenin kendisini reddetmesi onu sevmediği , değer vermediği , istemediği  duygusunu ortaya çıkarabilir.  Bu nedenle aşamalı bırakma yöntemleri daha çok önerilmektedir.<br />
<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tamir dönemi: Lohusalık]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8943</link>
			<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 21:36:19 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8943</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Kadın vücudunda, doğum yaptıktan sonra 42 günlük özel bir süreç başlar: Lohusalık. Bu süreçte vücut eski haline dönmek için ‘tamir’ çalışmalarına koyulur.</span><br />
<br />
Medical Park Fatih Hastanesi’nden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Şule Selman, lohusalık dönemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı. <br />
<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Lohusalık nedir?   </span>                                                                     <br />
<br />
Dokuz ay süren hamilelik ve doğumdan sonra lohusalık başlar. Bu altı haftalık özel ve hassas süreçte vücudunun eski halini alabilmesi için çalışmalara koyulur. Bu dönemdeki kadına da lohusa denir. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Lohusalıkta nasıl bir süreç yaşanır? </span><br />
<br />
Anne, hem dokuz ay vücudundan bebeğe verdikleri hem de doğumda kaybettikleri nedeniyle lohusalıkta bir zaaf dönemi yaşar. Psikolojik ve bedensel olarak ortaya çıkan birçok yeni durumla, sorunla boğuşurken, bir yandan da bebeğinin bakımıyla baş etmeye çalışır. Ani hormonal değişimlerden kaynaklanan ağrı-sancı, yorgunluk, halsizlik ve huzursuzluk haliyle hassas bir döneme girer. Bu yüzden lohusa, en az yenidoğan kadar desteğe ihtiyaç duyar. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Lohusalıkta annede ne tür şikayetler meydana gelebilir?</span><br />
<br />
* Meme başında çatlaklar oluşur. <br />
* Nadiren aşırı ya da uzun süren kanama  meydana gelir. <br />
* İdrar yolu enfeksiyonları doğumdan sonra sık görülür. İdrar yaparken ağrı ve yanma   hissedilir. <br />
* Endometrit denilen rahim içerisinde   enfeksiyon gelişir. Bu durumda kötü kokulu akıntı, halsizlik, ateş görülür. <br />
* Anne depresyona girebilir. Sık sık ağlar, ancak ağlama nedenini açıklayamaz. Sıklıkla kendiliğinden düzelir. Bu dönemde çevresi anneye destek olmalı, güven vermeli. <br />
* Normal doğumda dikiş yerinde ağrı olabilir, en geç 1-2 hafta içerisinde geçer. <br />
* Sezaryen dikiş yerinde ağrı ve uyuşukluk, hissetmeme olabilir. Ağrı 7-10 günde geçer. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Lohusa bakımı nasıl  olmalı?     </span>                                                     <br />
<br />
 * Lohusanın sakin bir ortamda rahatça dinlenebilmesi sağlanmalı. <br />
* Bebek bakımında lohusaya yardımcı olunmalı. <br />
* Kaybettiklerinin yerine konması ve emzirebilmesi için dengeli beslenmesi, bol sıvı alması gerekir. <br />
* Kabızlığı gidermek için bol lifli gıdalarla   beslenmeli. <br />
* Demir ve vitamin bakımından zengin gıdalara ağırlık verilmeli. <br />
* Ağırlık kaldırmaktan ve yorucu işlerden sakınarak düzenli yürüyüşler  yapmalı.<br />
* Gevşeyen vücut kaslarının ve cildin eski haline kavuşması için bazı egzersizlere başlamasına yardım edilmeli. Normal doğumdan 24 saat sonra, sezaryendense 20-30 gün sonra (hekime danışarak) egzersizlere başlanabilir. <br />
* Gerektiğinde depresyon için psikiyatri uzmanından yardım alınmalı. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">KORDON SARKMALARINA KEGEL EGZERSiZi</span><br />
 <br />
*Kegel egzersizleri denen alt taban kaslarının kuvvetlenmesini sağlayan egzersizlere başlanmalı. Bu egzersizler sayesinde vajina kasları kuvvetlenir, sarkma ve idrar kaçırma gibi sorunlar önlenebilir. <br />
* Kegel egzersizlerine doğumdan hemen sonra başlanabilir. Bu egzersizin yapılış şekli, aynı idrar tutulması gibi alt taban kaslarının kasılması şeklinde. Her kasılmada 10’a kadar sayılır ve yavaşça kaslar gevşetilir; bu kasma ve gevşetme günde üç kez ve her defasında   10 kez tekrarlanır. Bu sayılar yavaş yavaş artırılabilir.<br />
<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Kadın vücudunda, doğum yaptıktan sonra 42 günlük özel bir süreç başlar: Lohusalık. Bu süreçte vücut eski haline dönmek için ‘tamir’ çalışmalarına koyulur.</span><br />
<br />
Medical Park Fatih Hastanesi’nden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Şule Selman, lohusalık dönemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı. <br />
<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Lohusalık nedir?   </span>                                                                     <br />
<br />
Dokuz ay süren hamilelik ve doğumdan sonra lohusalık başlar. Bu altı haftalık özel ve hassas süreçte vücudunun eski halini alabilmesi için çalışmalara koyulur. Bu dönemdeki kadına da lohusa denir. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Lohusalıkta nasıl bir süreç yaşanır? </span><br />
<br />
Anne, hem dokuz ay vücudundan bebeğe verdikleri hem de doğumda kaybettikleri nedeniyle lohusalıkta bir zaaf dönemi yaşar. Psikolojik ve bedensel olarak ortaya çıkan birçok yeni durumla, sorunla boğuşurken, bir yandan da bebeğinin bakımıyla baş etmeye çalışır. Ani hormonal değişimlerden kaynaklanan ağrı-sancı, yorgunluk, halsizlik ve huzursuzluk haliyle hassas bir döneme girer. Bu yüzden lohusa, en az yenidoğan kadar desteğe ihtiyaç duyar. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Lohusalıkta annede ne tür şikayetler meydana gelebilir?</span><br />
<br />
* Meme başında çatlaklar oluşur. <br />
* Nadiren aşırı ya da uzun süren kanama  meydana gelir. <br />
* İdrar yolu enfeksiyonları doğumdan sonra sık görülür. İdrar yaparken ağrı ve yanma   hissedilir. <br />
* Endometrit denilen rahim içerisinde   enfeksiyon gelişir. Bu durumda kötü kokulu akıntı, halsizlik, ateş görülür. <br />
* Anne depresyona girebilir. Sık sık ağlar, ancak ağlama nedenini açıklayamaz. Sıklıkla kendiliğinden düzelir. Bu dönemde çevresi anneye destek olmalı, güven vermeli. <br />
* Normal doğumda dikiş yerinde ağrı olabilir, en geç 1-2 hafta içerisinde geçer. <br />
* Sezaryen dikiş yerinde ağrı ve uyuşukluk, hissetmeme olabilir. Ağrı 7-10 günde geçer. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Lohusa bakımı nasıl  olmalı?     </span>                                                     <br />
<br />
 * Lohusanın sakin bir ortamda rahatça dinlenebilmesi sağlanmalı. <br />
* Bebek bakımında lohusaya yardımcı olunmalı. <br />
* Kaybettiklerinin yerine konması ve emzirebilmesi için dengeli beslenmesi, bol sıvı alması gerekir. <br />
* Kabızlığı gidermek için bol lifli gıdalarla   beslenmeli. <br />
* Demir ve vitamin bakımından zengin gıdalara ağırlık verilmeli. <br />
* Ağırlık kaldırmaktan ve yorucu işlerden sakınarak düzenli yürüyüşler  yapmalı.<br />
* Gevşeyen vücut kaslarının ve cildin eski haline kavuşması için bazı egzersizlere başlamasına yardım edilmeli. Normal doğumdan 24 saat sonra, sezaryendense 20-30 gün sonra (hekime danışarak) egzersizlere başlanabilir. <br />
* Gerektiğinde depresyon için psikiyatri uzmanından yardım alınmalı. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">KORDON SARKMALARINA KEGEL EGZERSiZi</span><br />
 <br />
*Kegel egzersizleri denen alt taban kaslarının kuvvetlenmesini sağlayan egzersizlere başlanmalı. Bu egzersizler sayesinde vajina kasları kuvvetlenir, sarkma ve idrar kaçırma gibi sorunlar önlenebilir. <br />
* Kegel egzersizlerine doğumdan hemen sonra başlanabilir. Bu egzersizin yapılış şekli, aynı idrar tutulması gibi alt taban kaslarının kasılması şeklinde. Her kasılmada 10’a kadar sayılır ve yavaşça kaslar gevşetilir; bu kasma ve gevşetme günde üç kez ve her defasında   10 kez tekrarlanır. Bu sayılar yavaş yavaş artırılabilir.<br />
<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hamilelerde Bulantıya soda ve naneli sakız]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8942</link>
			<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 21:31:26 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8942</guid>
			<description><![CDATA[Bulantı ve kusmaların en etkili tedavisi, yaşam tarzını düzenlemek. Anne adayı, kızartma gibi yağlı ve ağır gıdalardan uzak durmalı, sindirimi kolay besinleri tercih etmeli.<br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/03/06/bulantiya-soda-ve-naneli-sakiz-2065439.Jpeg" border="0" alt="[Resim: bulantiya-soda-ve-naneli-sakiz-2065439.Jpeg]" /><br />
<br />
Medical Park İzmir Hastanesi’nden kadın hastalıkları ve doğum  uzmanı Doç. Dr. Mert Göl,  anne adaylarının en sık karşılaştığı  sorunlarla ilgili sorularımızı  yanıtladı. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hamileliğin ikinci üç ayında sıkça karşılaşılan şikayetler neler? <br />
</span><br />
İkinci üç ay, ilk ve son üç aylara göre daha rahat geçer. Eğer hamile  yeterli ve dengeli besin takviyesi almıyor, gerekli ilaçlarını kullanmıyorsa halsizlik şikayetleri olabilir. Bazılarında kas, eklem ve bel ağrıları görülebilir. Bazılarındaysa dönemin sonuna doğru mide yanmaları tarzında yakınmalar yaşanabilir. Çok ender olarak vajinal kanamalar da ortaya çıkabilir. <br />
Vajinal kanamaya eşlik eden rahim kasılmaları veya amniyon sıvısının gelmesi durumlarında acilen doktora başvurulmalı. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Ara sıra hissedilen hafif kasık sancıları ne anlama gelir? </span><br />
<br />
Bunlar genellikle normal sancılar. Fakat çok şiddetliyse ve vajinal kanamayla ortaya çıkarsa, düşük başlangıcının belirtisi olabilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Son üç aydaki kasılmalar normal mi?</span> <br />
<br />
Evet. Bunlar; 30’uncu haftada başlayan, düzensiz aralıklarla gelen ve anne adayını fazla rahatsız etmeyen kasılmalar. Ağrı kesiciler içildiğinde genellikle geçer, tabii bunlar doktorun önerdiği ilaçlar olmalı. Biz bunlara ‘braxton hicks’ kasılmaları adını veririz. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Hamilelikte görülen bel ağrıları  tehlikeli mi? </span><br />
<br />
Bel ağrıları akıntıya neden oluyorsa, kanamayla birlikteyse, sık sık tekrarlayan tarzdaysa ve hamilede ıkınma hissi uyandırıyorsa erken doğum veya doğum belirtisi olabilir. Bunların dışındakiler, kas-iskelet sistemine bağlı ağrılar. <br />
 <br />
Vajinadan gelen akıntılar bir soruna  işaret eder mi?<br />
Vajinal akıntılar olabilir. Bunlar; normal, beyaz renkte, şeffaf ve kokusuz akıntılar şeklindedir. Eğer yeşil ya da sarı renkli, kokulu akıntılar varsa, buna kaşıntı eşlik ediyorsa enfeksiyona işaret edebilir. Ayrıca kanlı akıntıların da  araştırılması gerekir. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">İlk üç ayda görülen vajinadan kan gelmesinin sebepleri neler? </span><br />
<br />
En sık nedeni implantasyon kanaması denilen, bebeğin rahim içindeki yerleşme bölgesinde meydana gelen kanamalar. Bu kanamalar az miktarda ve geçici süreyle olur. Diğer bir nedense düşük tehdidine bağlı kanamalar ki genellikle daha fazla miktarda ve uzun süreli olur. Ayrıca rahim ağzında yara olması ve hatta rahim ağzı kanserleri, hamilelikte vajinal kanamalara neden olabilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Hamileler cinsel ilişkide  bulunabilir mi?</span><br />
<br />
İlk üç ve son üç ayda genelde cinsel ilişki önerilmez. Bu dönemler dışında eğer hamilenin kanaması ve benzeri durumları yoksa cinsel ilişki olabilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">ŞEKER YÜKSELMESi KONTROL EDiLMELi</span><br />
<br />
Hamilelik şekeri; daha önce şeker hastalığı olmayan anne adaylarında şeker düzeyinin yükselmesine denir. 50 gr. şeker yükleme testi, yükselmeyi tespit etmek amacıyla yapılan bir tarama. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">KANSIZLIK VARSA DEMiR TAKViYE EDiLMELi</span>  <br />
<br />
Hamilelikte kansızlık olmasa bile doğum sırasında yaşanacak kan kaybını dengeleyebilmek için 16’ncı haftada demir preparatları verilmeye başlanmalı. Ciddi kansızlık durumunda ileri incelemeler yapılmalı ve gerekirse verilen ilaçların dozları artırılmalı. Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı beslenen hamilelerde multivitamin takviyesini önermiyor. Bu vitaminler, gereksiz bulunuyor ve kilo alımına yol açıyor.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">HAMiLELiK ZEHiRLENMESİ</span><br />
<br />
Özellikle hamileliğin son üç ayında görülen hipertansiyon, idrarda protein üresinin eşlik ettiği ve genelde vücutta yaygın ödemle karakterize bir durum. Kontrol altına alınmazsa anne ve bebek sağlığını olumsuz etkiler.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">iKi KEZ iDRAR  KÜLTÜRÜ YAPTIRIN</span><br />
<br />
İdrar yolu enfeksiyonları sinsi seyreder. Bu yüzden hamilelerin şikayeti olmasa bile ilk üç  ay ve son üç ay olmak üzere en az iki defa idrar kültürü incelemesi yapılmalı. <br />
 <br />
İdrar yolu enfeksiyonu tespit edilirse mutlaka uygun antibiyotikla sorun giderilmeli. Yoksa bu  enfeksiyonlar, böbrek iltihabı ve erken doğuma kadar ilerleyen ciddi sorunlara yol açabilir.<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bulantı ve kusmaların en etkili tedavisi, yaşam tarzını düzenlemek. Anne adayı, kızartma gibi yağlı ve ağır gıdalardan uzak durmalı, sindirimi kolay besinleri tercih etmeli.<br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/03/06/bulantiya-soda-ve-naneli-sakiz-2065439.Jpeg" border="0" alt="[Resim: bulantiya-soda-ve-naneli-sakiz-2065439.Jpeg]" /><br />
<br />
Medical Park İzmir Hastanesi’nden kadın hastalıkları ve doğum  uzmanı Doç. Dr. Mert Göl,  anne adaylarının en sık karşılaştığı  sorunlarla ilgili sorularımızı  yanıtladı. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hamileliğin ikinci üç ayında sıkça karşılaşılan şikayetler neler? <br />
</span><br />
İkinci üç ay, ilk ve son üç aylara göre daha rahat geçer. Eğer hamile  yeterli ve dengeli besin takviyesi almıyor, gerekli ilaçlarını kullanmıyorsa halsizlik şikayetleri olabilir. Bazılarında kas, eklem ve bel ağrıları görülebilir. Bazılarındaysa dönemin sonuna doğru mide yanmaları tarzında yakınmalar yaşanabilir. Çok ender olarak vajinal kanamalar da ortaya çıkabilir. <br />
Vajinal kanamaya eşlik eden rahim kasılmaları veya amniyon sıvısının gelmesi durumlarında acilen doktora başvurulmalı. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Ara sıra hissedilen hafif kasık sancıları ne anlama gelir? </span><br />
<br />
Bunlar genellikle normal sancılar. Fakat çok şiddetliyse ve vajinal kanamayla ortaya çıkarsa, düşük başlangıcının belirtisi olabilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Son üç aydaki kasılmalar normal mi?</span> <br />
<br />
Evet. Bunlar; 30’uncu haftada başlayan, düzensiz aralıklarla gelen ve anne adayını fazla rahatsız etmeyen kasılmalar. Ağrı kesiciler içildiğinde genellikle geçer, tabii bunlar doktorun önerdiği ilaçlar olmalı. Biz bunlara ‘braxton hicks’ kasılmaları adını veririz. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Hamilelikte görülen bel ağrıları  tehlikeli mi? </span><br />
<br />
Bel ağrıları akıntıya neden oluyorsa, kanamayla birlikteyse, sık sık tekrarlayan tarzdaysa ve hamilede ıkınma hissi uyandırıyorsa erken doğum veya doğum belirtisi olabilir. Bunların dışındakiler, kas-iskelet sistemine bağlı ağrılar. <br />
 <br />
Vajinadan gelen akıntılar bir soruna  işaret eder mi?<br />
Vajinal akıntılar olabilir. Bunlar; normal, beyaz renkte, şeffaf ve kokusuz akıntılar şeklindedir. Eğer yeşil ya da sarı renkli, kokulu akıntılar varsa, buna kaşıntı eşlik ediyorsa enfeksiyona işaret edebilir. Ayrıca kanlı akıntıların da  araştırılması gerekir. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">İlk üç ayda görülen vajinadan kan gelmesinin sebepleri neler? </span><br />
<br />
En sık nedeni implantasyon kanaması denilen, bebeğin rahim içindeki yerleşme bölgesinde meydana gelen kanamalar. Bu kanamalar az miktarda ve geçici süreyle olur. Diğer bir nedense düşük tehdidine bağlı kanamalar ki genellikle daha fazla miktarda ve uzun süreli olur. Ayrıca rahim ağzında yara olması ve hatta rahim ağzı kanserleri, hamilelikte vajinal kanamalara neden olabilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Hamileler cinsel ilişkide  bulunabilir mi?</span><br />
<br />
İlk üç ve son üç ayda genelde cinsel ilişki önerilmez. Bu dönemler dışında eğer hamilenin kanaması ve benzeri durumları yoksa cinsel ilişki olabilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">ŞEKER YÜKSELMESi KONTROL EDiLMELi</span><br />
<br />
Hamilelik şekeri; daha önce şeker hastalığı olmayan anne adaylarında şeker düzeyinin yükselmesine denir. 50 gr. şeker yükleme testi, yükselmeyi tespit etmek amacıyla yapılan bir tarama. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">KANSIZLIK VARSA DEMiR TAKViYE EDiLMELi</span>  <br />
<br />
Hamilelikte kansızlık olmasa bile doğum sırasında yaşanacak kan kaybını dengeleyebilmek için 16’ncı haftada demir preparatları verilmeye başlanmalı. Ciddi kansızlık durumunda ileri incelemeler yapılmalı ve gerekirse verilen ilaçların dozları artırılmalı. Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı beslenen hamilelerde multivitamin takviyesini önermiyor. Bu vitaminler, gereksiz bulunuyor ve kilo alımına yol açıyor.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">HAMiLELiK ZEHiRLENMESİ</span><br />
<br />
Özellikle hamileliğin son üç ayında görülen hipertansiyon, idrarda protein üresinin eşlik ettiği ve genelde vücutta yaygın ödemle karakterize bir durum. Kontrol altına alınmazsa anne ve bebek sağlığını olumsuz etkiler.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">iKi KEZ iDRAR  KÜLTÜRÜ YAPTIRIN</span><br />
<br />
İdrar yolu enfeksiyonları sinsi seyreder. Bu yüzden hamilelerin şikayeti olmasa bile ilk üç  ay ve son üç ay olmak üzere en az iki defa idrar kültürü incelemesi yapılmalı. <br />
 <br />
İdrar yolu enfeksiyonu tespit edilirse mutlaka uygun antibiyotikla sorun giderilmeli. Yoksa bu  enfeksiyonlar, böbrek iltihabı ve erken doğuma kadar ilerleyen ciddi sorunlara yol açabilir.<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hamileler Her gün güneşe çıkmalı]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8941</link>
			<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 21:24:18 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8941</guid>
			<description><![CDATA[Rahat bir hamilelik geçirmek için hayatınızda küçük ama etkili değişiklikler yapabilirsiniz:<br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/03/07/her-gun-gunese-cikin-2068581.Jpeg" border="0" alt="[Resim: her-gun-gunese-cikin-2068581.Jpeg]" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hamileler nasıl   giyinmeli?</span><br />
<br />
Üçüncü aydan itibaren kilo artışı olacağı için karın büyümeye başlayacak, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda şişmeler görülecek. Bu nedenle anne adaylarını ve bebeklerini sıkmayacak şekilde, rahat, geniş, terletmeyen, pamuklu veya penye giysiler tercih edilmeli. Ayrıca dar ve sentetik çamaşırlar, mantar enfeksiyonu riskini artırır ve dolaşımı zorlaştırır. Yüksek topuklu ayakkabılar yerine rahat, topuksuz ve ortopedik tabanlılar tercih edilmeli.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Nefes almakta zorluk çekmek normal mi?</span> <br />
<br />
Hamileliğin ilerleyen aylarında akciğer, soluk alma sırasında rahat genişleyemez ve nefes alma zorlaşır. Bu yüzden anne adaylarının kalabalık, havasız ve sigara içilen ortamlardan uzak durması gerekir. Yorucu hareketlerden kaçınmalı ve günlük işler dinlenerek yapılmalı. Çarpıntıya karşı da stresten uzak durulması, aşırı çay ve kahve tüketilmemesi gerekir. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Vücutta şişmeler varsa  ne yapılmalı?</span><br />
<br />
Hormonların etkisiyle vücutta  su tutulması yani ödem görülür.  Şişmeleri ve ödemi önlemek için; uzun süre ayakta durulmamalı, sıkı lastikli çorap ve iç çamaşırı giyilmemeli, bacaklar yükseğe kaldırılarak dinlendirilmeli. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Sürekli yorgunluk, aşırı uyku  ve uykusuzluk normal mi?</span><br />
<br />
Özellikle ilk dört aylık dönemde anne adayları kendilerini aşırı yorgun ve uykusuz hissedebilir. Bu konuda yapılabilecek ve yapılması gereken bir şey yok. Vücudunuzun ihtiyaçlarına kulak verin ve bol bol dinlenin. Düzenli uyku ve beslenmeyle yaşam kalitesini yükseltmek mümkün. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Baş ağrılarına karşı ne yapılmalı?</span><br />
<br />
Erken dönemlerde  baş ağrılarına sık rastlanır. İstirahat etmek ve açık havada yürüyüş yapmak yardımcı olabilir. Bu baş ağrıları genellikle hamileliğin ortalarına doğru kendiliğinden kaybolur.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">İYOTLU TUZ KULLANIN</span><br />
<br />
* Her anne adayı günde; 80 gr. protein, 1.5 gr. kalsiyum, 30-60 gr. demir ve A,B1, B2, C vitamini almalı.<br />
* İçerisinde katkı maddeleri bulunan salam, sosis ve sucuk gibi besinlerden uzak durulmalı. <br />
* D vitamini besinlerde bulunmadığı için güneşle cildin teması sağlanmalı. <br />
* İyotlu tuz kullanılmalı.<br />
* Taze sıkılmış meyve suları tercih edilmeli, kola ve hazır meyve suları içilmemeli.<br />
* Kansızlığı önlemek için yemeklerle birlikte çay içilmemeli, kahve tüketimi azaltılmalı. <br />
* Doktora danışmadan ilaç kullanılmamalı.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">EV İŞİ YAPARKEN DiKKAT!</span><br />
 <br />
* Anne adayları günlük ev işlerini yaparken, toz alırken ve yerleri silerken dizlerinin üzerinde durmaya özen göstermeli.<br />
* Sırt üstü yatarken, kalkıp oturmak için önce yan dönüp sonra kollardan destek alarak kalkmalı.<br />
* Sandalyeden, ağırlığını bacaklarına verip destek alarak kalkmalı.<br />
* Ani hareketlerden ve ağır yük   kaldırmaktan kaçınmalı.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">KRAMPLARI ÖNLEMEK İÇİN </span> <br />
<br />
* Hamilelikte ortaya çıkan ve geceleri uykudan uyandıran bacak kramplarına karşı; fazla ayakta kalınmamalı, uzun süreli  oturmalarda ayak ayak üzerine atılmamalı.<br />
* Ayaklar, yükseğe uzatılarak dinlendirilmeli.<br />
* Dar ve yüksek topuklu ayakkabılardan   uzak durulmalı.<br />
* Bacaklarda varis varsa destekleyici  çoraplar kullanmalı.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">KABIZ OLMAYIN</span><br />
<br />
* Hamilelikte gelişen kabızlık ve hemoroit  sorununa karşı bol çiğ sebzeyle meyve yenmeli.<br />
* Sık sık tuvalete gidilmeli.<br />
* Sabah aç karnına bir su bardağı ılık şekerli  su içilmeli. <br />
* Kuru kayısı, erik ve incir kompostoları tüketilmeli. <br />
* Haftada üç gün yarım saat yürüyüş yapılmalı.<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Rahat bir hamilelik geçirmek için hayatınızda küçük ama etkili değişiklikler yapabilirsiniz:<br />
<br />
<img src="http://i.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2012/03/07/her-gun-gunese-cikin-2068581.Jpeg" border="0" alt="[Resim: her-gun-gunese-cikin-2068581.Jpeg]" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Hamileler nasıl   giyinmeli?</span><br />
<br />
Üçüncü aydan itibaren kilo artışı olacağı için karın büyümeye başlayacak, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda şişmeler görülecek. Bu nedenle anne adaylarını ve bebeklerini sıkmayacak şekilde, rahat, geniş, terletmeyen, pamuklu veya penye giysiler tercih edilmeli. Ayrıca dar ve sentetik çamaşırlar, mantar enfeksiyonu riskini artırır ve dolaşımı zorlaştırır. Yüksek topuklu ayakkabılar yerine rahat, topuksuz ve ortopedik tabanlılar tercih edilmeli.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Nefes almakta zorluk çekmek normal mi?</span> <br />
<br />
Hamileliğin ilerleyen aylarında akciğer, soluk alma sırasında rahat genişleyemez ve nefes alma zorlaşır. Bu yüzden anne adaylarının kalabalık, havasız ve sigara içilen ortamlardan uzak durması gerekir. Yorucu hareketlerden kaçınmalı ve günlük işler dinlenerek yapılmalı. Çarpıntıya karşı da stresten uzak durulması, aşırı çay ve kahve tüketilmemesi gerekir. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Vücutta şişmeler varsa  ne yapılmalı?</span><br />
<br />
Hormonların etkisiyle vücutta  su tutulması yani ödem görülür.  Şişmeleri ve ödemi önlemek için; uzun süre ayakta durulmamalı, sıkı lastikli çorap ve iç çamaşırı giyilmemeli, bacaklar yükseğe kaldırılarak dinlendirilmeli. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Sürekli yorgunluk, aşırı uyku  ve uykusuzluk normal mi?</span><br />
<br />
Özellikle ilk dört aylık dönemde anne adayları kendilerini aşırı yorgun ve uykusuz hissedebilir. Bu konuda yapılabilecek ve yapılması gereken bir şey yok. Vücudunuzun ihtiyaçlarına kulak verin ve bol bol dinlenin. Düzenli uyku ve beslenmeyle yaşam kalitesini yükseltmek mümkün. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">Baş ağrılarına karşı ne yapılmalı?</span><br />
<br />
Erken dönemlerde  baş ağrılarına sık rastlanır. İstirahat etmek ve açık havada yürüyüş yapmak yardımcı olabilir. Bu baş ağrıları genellikle hamileliğin ortalarına doğru kendiliğinden kaybolur.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">İYOTLU TUZ KULLANIN</span><br />
<br />
* Her anne adayı günde; 80 gr. protein, 1.5 gr. kalsiyum, 30-60 gr. demir ve A,B1, B2, C vitamini almalı.<br />
* İçerisinde katkı maddeleri bulunan salam, sosis ve sucuk gibi besinlerden uzak durulmalı. <br />
* D vitamini besinlerde bulunmadığı için güneşle cildin teması sağlanmalı. <br />
* İyotlu tuz kullanılmalı.<br />
* Taze sıkılmış meyve suları tercih edilmeli, kola ve hazır meyve suları içilmemeli.<br />
* Kansızlığı önlemek için yemeklerle birlikte çay içilmemeli, kahve tüketimi azaltılmalı. <br />
* Doktora danışmadan ilaç kullanılmamalı.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">EV İŞİ YAPARKEN DiKKAT!</span><br />
 <br />
* Anne adayları günlük ev işlerini yaparken, toz alırken ve yerleri silerken dizlerinin üzerinde durmaya özen göstermeli.<br />
* Sırt üstü yatarken, kalkıp oturmak için önce yan dönüp sonra kollardan destek alarak kalkmalı.<br />
* Sandalyeden, ağırlığını bacaklarına verip destek alarak kalkmalı.<br />
* Ani hareketlerden ve ağır yük   kaldırmaktan kaçınmalı.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">KRAMPLARI ÖNLEMEK İÇİN </span> <br />
<br />
* Hamilelikte ortaya çıkan ve geceleri uykudan uyandıran bacak kramplarına karşı; fazla ayakta kalınmamalı, uzun süreli  oturmalarda ayak ayak üzerine atılmamalı.<br />
* Ayaklar, yükseğe uzatılarak dinlendirilmeli.<br />
* Dar ve yüksek topuklu ayakkabılardan   uzak durulmalı.<br />
* Bacaklarda varis varsa destekleyici  çoraplar kullanmalı.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;">KABIZ OLMAYIN</span><br />
<br />
* Hamilelikte gelişen kabızlık ve hemoroit  sorununa karşı bol çiğ sebzeyle meyve yenmeli.<br />
* Sık sık tuvalete gidilmeli.<br />
* Sabah aç karnına bir su bardağı ılık şekerli  su içilmeli. <br />
* Kuru kayısı, erik ve incir kompostoları tüketilmeli. <br />
* Haftada üç gün yarım saat yürüyüş yapılmalı.<br />
<br />
milliyet.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[dünyada gece aydınlatılan ilk cadde]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8940</link>
			<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 22:28:02 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8940</guid>
			<description><![CDATA[Antakya - Herod Caddesi<br />
Roma ve Grek tanrılarının yanında, aynı zamanda tek tanrılı dinleri de yaşayan Antakya halkı, zevkine, yemesine içmesine de çok düşkün bir halktı. Akdeniz'in en doğu köşesinde Orentes aklancası boyunca ( şimdiki Asi Nehri ) yer alan Antakya, ticaret ve eğlence merkezi idi. Başta ünlü komutanlar ve impratorlar olmak üzere, Romalı zenginlerin eğlence yeri seçtiği kent, büyük yatırımlar sonrası nüfusu 6 – 7 yüzbini bulan, ünlü Antakya Akademisi ile, Dünya' nın sayılı ilk üç kentinden biri durumuna gelmişti.<br />
<br />
Kenti bir baştan bir başa kesen ünlü Herod Caddesi, şimdiki Kurtuluş Caddesi'nin ilk adı idi. Her iki yanı Antakyalı yontucuların yaptıkları heykeller ile süslü cadde, Tetrapil denilen dört ayaküstüne oturtulmuş Apollon heykeli' nin bulunduğu yerde son bulur. Bu Caddenin diğer ucu Defne yoluna ulaşır.<br />
<br />
Herod Caddesi iki tarafı kemerli saçaklarla, güneşe ve yağmura karşı korunmaya alınmıştır. Cadde sağlı sollu sıralanmış alışveriş dükkânları, şaraphaneler, aşevleri, çalgılı eğlence yerleri, hokkabazlıkların ve tiyatro oyunlarının sergilendiği sahnelerle donatılmıştır. Ayrıca hanlar ve günümüz otellerini andıran yeme, içme, yatım yerleri sıralanmıştır. Caddede, özellikle yaz aylarında öğle güneşi kırılınca, kadınlı erkekli Antakya halkı süslenmiş püslenmiş olarak, temiz giysileri içinde boy göstermeye başlarlar. İnsanların çoğu terleyip kötü kokmasınlar diye koltuk altlarına, kapalı yerlerine defne yağı sürerler. Bu Cadde sadece Antakyalıların değildir. Başta çevre yerleşim yerlerinden olmak üzere, Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen eğlence düşkünü insanlar, özellikle Roma ve Bizanslı zenginler, Herod Caddesi'nin sürekli görülen tipleridir. Bir başka deyimli Anadolu' nun ilk turizm kenti Antakya olmaktadır. <br />
<br />
Akşama doğru karanlık yoğunlaşmadan, kentçe görevli şamdancılar, Cadde' nin iki tarafına yerleştirilmiş zeytinyağı çıralarını temizlemeye ve yakmaya başlarlar. Çünkü kentin çevresi zeytinliklerle doludur ve zeytinyağı bol ve ucuzdur. Zeytinyağı üretimi ve tüketimi ciddi bir biçimde organize edilmiştir. Bilhassa zeytinyağının yemeklerde kullanılması çok yaygındır. (Bu durum günümüzde de sürmektedir.) Herod Caddesi aydınlatılınca (ki bu Dünyada aydınlatılan ilk caddedir.) gece hayatı başlar. Aşk avcısı yosma kadınlar, salına salına dolaşmaya başlarlar, sağa sola göz süzer, kalça kıvırırlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde bu yosmalara, süslü oğlanlar da katılır. Meyhanelerin açık pencerelerinden yükselen çalgı sesleri, yatakçıl kahkahalara karışır. Gece yoğunlaştıkça Herod Caddesi sarhoştur, şaraplıdır, şarkılıdır, şiirlidir, aşklıdır, rakslıdır... Antakya yoğun yaşamlardadır; çok yoğun...<br />
<br />
<br />
<br />
Bir şiirimle yazımı bitirmek istiyorum.<br />
<br />
HEROD CADDESİ’NİN YEDİ RENGİ<br />
<br />
-Eski Antakya’da Dünya’nın ilk ışıklı caddesi -<br />
<br />
<br />
<br />
KIRMIZI – Aşkın gizli sesi <br />
<br />
<br />
<br />
İkindi güneşi kırılınca <br />
<br />
Büyümeye başlar El-Mina’ nın dalgaları, <br />
<br />
Kısraklanır ıslak yeleli Hıdır denizi...<br />
<br />
Kişnemesi uslanmaz bir sevdanın habercisi <br />
<br />
Orontes’i yalaya yalaya gelen nemli rüzgar<br />
<br />
Göbek sıcağını günahlar öğle uykusundaki kentin, <br />
<br />
Terli koltuk altlarını yıkarlar hasırcı kızlar.<br />
<br />
<br />
<br />
TURUNCU – Aşkın akşam sesi<br />
<br />
<br />
<br />
Akşamın sesiyle kapanır dört yönde dört demir kapı <br />
<br />
Göz göz birer pusu Silpiyüs surlarının mazgalları; <br />
<br />
Oyununa başlar çıracıların tutuşturduğu bakır şamdanlar, <br />
<br />
Işık saçlı bir yosmaya döner Herod Caddesi... <br />
<br />
Havada inceden inceye yanık zeytinyağı kokusu <br />
<br />
Defne kokulu gülüşlerine karışır yeni – yetmelerin,<br />
<br />
Piyasa vakti göz-öpüşü içinde kan Dörtayak boyunca. <br />
<br />
<br />
<br />
SARI - Aşkın şarap sesi<br />
<br />
<br />
<br />
Amanos Dağları’nın güneşaltı-bağ üzümleri <br />
<br />
Mor-karası Saray şaraplarına mayalı, <br />
<br />
Yatakçıl sarhoşluklara adanır azı da çoğu da... <br />
<br />
Meyhane çığırtkanları akşamı hazırlarlar kaçamaklara, <br />
<br />
Uzun gülüşlü uzun öpüşlü uzun yatışlı uzun sofralarda; <br />
<br />
Ayakları halhallı diri karınlı kurbat kadınları, <br />
<br />
Bir sikkeye dön ha dön iblis ıslıklı oynak çalgılarda. <br />
<br />
<br />
<br />
YEŞİL – Aşkın yıldız sesi<br />
<br />
<br />
<br />
Gecenin en hayâsız dudaklarında durur zaman<br />
<br />
Daha da tenhalaşır Herod Caddesi’nin yeminsiz nefesi, <br />
<br />
Gözleri koyu sürmeli kırıtkan oğlanlar çıkar ortaya <br />
<br />
Kendi şırıltısı içinde kurbağalı Parmenius Deresi... <br />
Açık saçık fısıltılar sarar Harabarası’nın asma haymelerini<br />
<br />
Yaşı belirsiz bir yıldız bir başka yıldıza ağar, <br />
<br />
Bilinmez hangi beden hangi bedeni sarmalar. <br />
<br />
<br />
<br />
MAVİ – Aşkın su sesi <br />
<br />
<br />
<br />
Defne ağaçlarından parça parça dökülen güneş <br />
<br />
Toprakların su dilli yosun kaplı aşklarına karışır... <br />
<br />
İpek harmaniyeli mirasyedi Daphne kadınları<br />
<br />
Kınalı ayaklarını yıkarlar çağıltılı soğuk sularda,<br />
<br />
Çapkınca göz kırparlar Herkül omuzlu disk atıcılarına <br />
<br />
Olimpiyat idmanlarından yorgun düşse de çoğu <br />
<br />
Sevişken birer aygıra dönerler geceleri. <br />
<br />
<br />
<br />
LACİVERT – Aşkın dua sesi <br />
<br />
<br />
<br />
Hangi tanrılar yerin hangi tanrılar göğün<br />
<br />
Günden güne büyür Ulu Zeus’un zina çocukları, <br />
<br />
Haron Kayalığı’na giden yollarda kanlar görürsün <br />
<br />
Belki eski bir ihanetin öcü alınmıştır gizlice... <br />
<br />
Dualara sığmayan curcunalı bir zaman içre<br />
<br />
Ağıtlar karışmıştır sarhoş Baküs’ün sarhoş şarkılarına <br />
<br />
Anıları Roma hamamlarının suskun göbek-taşlarında. <br />
<br />
<br />
<br />
MOR – Aşkın zaman sesi <br />
<br />
<br />
<br />
Şimdi nerde Antiokhos’ un zırhlı askerleri,<br />
<br />
Nerde filozofların peşine düşen varlıklı gençler;<br />
<br />
Nehir kıyısındaki yazlık çimme bahçelerinde <br />
<br />
Sofralardan hiç eksilmeyen küflü çökelek, cevizli-biber <br />
<br />
Binbir derde deva zeytinyağlı, narekşili zahter ezmesi... <br />
<br />
Bir düğün alayının zilli dümbekli şamatası içinde <br />
<br />
Unutulmuş kaderini yaşar Herod Caddesi.<br />
<br />
<br />
sahteforum.yetkin-forum.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Antakya - Herod Caddesi<br />
Roma ve Grek tanrılarının yanında, aynı zamanda tek tanrılı dinleri de yaşayan Antakya halkı, zevkine, yemesine içmesine de çok düşkün bir halktı. Akdeniz'in en doğu köşesinde Orentes aklancası boyunca ( şimdiki Asi Nehri ) yer alan Antakya, ticaret ve eğlence merkezi idi. Başta ünlü komutanlar ve impratorlar olmak üzere, Romalı zenginlerin eğlence yeri seçtiği kent, büyük yatırımlar sonrası nüfusu 6 – 7 yüzbini bulan, ünlü Antakya Akademisi ile, Dünya' nın sayılı ilk üç kentinden biri durumuna gelmişti.<br />
<br />
Kenti bir baştan bir başa kesen ünlü Herod Caddesi, şimdiki Kurtuluş Caddesi'nin ilk adı idi. Her iki yanı Antakyalı yontucuların yaptıkları heykeller ile süslü cadde, Tetrapil denilen dört ayaküstüne oturtulmuş Apollon heykeli' nin bulunduğu yerde son bulur. Bu Caddenin diğer ucu Defne yoluna ulaşır.<br />
<br />
Herod Caddesi iki tarafı kemerli saçaklarla, güneşe ve yağmura karşı korunmaya alınmıştır. Cadde sağlı sollu sıralanmış alışveriş dükkânları, şaraphaneler, aşevleri, çalgılı eğlence yerleri, hokkabazlıkların ve tiyatro oyunlarının sergilendiği sahnelerle donatılmıştır. Ayrıca hanlar ve günümüz otellerini andıran yeme, içme, yatım yerleri sıralanmıştır. Caddede, özellikle yaz aylarında öğle güneşi kırılınca, kadınlı erkekli Antakya halkı süslenmiş püslenmiş olarak, temiz giysileri içinde boy göstermeye başlarlar. İnsanların çoğu terleyip kötü kokmasınlar diye koltuk altlarına, kapalı yerlerine defne yağı sürerler. Bu Cadde sadece Antakyalıların değildir. Başta çevre yerleşim yerlerinden olmak üzere, Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen eğlence düşkünü insanlar, özellikle Roma ve Bizanslı zenginler, Herod Caddesi'nin sürekli görülen tipleridir. Bir başka deyimli Anadolu' nun ilk turizm kenti Antakya olmaktadır. <br />
<br />
Akşama doğru karanlık yoğunlaşmadan, kentçe görevli şamdancılar, Cadde' nin iki tarafına yerleştirilmiş zeytinyağı çıralarını temizlemeye ve yakmaya başlarlar. Çünkü kentin çevresi zeytinliklerle doludur ve zeytinyağı bol ve ucuzdur. Zeytinyağı üretimi ve tüketimi ciddi bir biçimde organize edilmiştir. Bilhassa zeytinyağının yemeklerde kullanılması çok yaygındır. (Bu durum günümüzde de sürmektedir.) Herod Caddesi aydınlatılınca (ki bu Dünyada aydınlatılan ilk caddedir.) gece hayatı başlar. Aşk avcısı yosma kadınlar, salına salına dolaşmaya başlarlar, sağa sola göz süzer, kalça kıvırırlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde bu yosmalara, süslü oğlanlar da katılır. Meyhanelerin açık pencerelerinden yükselen çalgı sesleri, yatakçıl kahkahalara karışır. Gece yoğunlaştıkça Herod Caddesi sarhoştur, şaraplıdır, şarkılıdır, şiirlidir, aşklıdır, rakslıdır... Antakya yoğun yaşamlardadır; çok yoğun...<br />
<br />
<br />
<br />
Bir şiirimle yazımı bitirmek istiyorum.<br />
<br />
HEROD CADDESİ’NİN YEDİ RENGİ<br />
<br />
-Eski Antakya’da Dünya’nın ilk ışıklı caddesi -<br />
<br />
<br />
<br />
KIRMIZI – Aşkın gizli sesi <br />
<br />
<br />
<br />
İkindi güneşi kırılınca <br />
<br />
Büyümeye başlar El-Mina’ nın dalgaları, <br />
<br />
Kısraklanır ıslak yeleli Hıdır denizi...<br />
<br />
Kişnemesi uslanmaz bir sevdanın habercisi <br />
<br />
Orontes’i yalaya yalaya gelen nemli rüzgar<br />
<br />
Göbek sıcağını günahlar öğle uykusundaki kentin, <br />
<br />
Terli koltuk altlarını yıkarlar hasırcı kızlar.<br />
<br />
<br />
<br />
TURUNCU – Aşkın akşam sesi<br />
<br />
<br />
<br />
Akşamın sesiyle kapanır dört yönde dört demir kapı <br />
<br />
Göz göz birer pusu Silpiyüs surlarının mazgalları; <br />
<br />
Oyununa başlar çıracıların tutuşturduğu bakır şamdanlar, <br />
<br />
Işık saçlı bir yosmaya döner Herod Caddesi... <br />
<br />
Havada inceden inceye yanık zeytinyağı kokusu <br />
<br />
Defne kokulu gülüşlerine karışır yeni – yetmelerin,<br />
<br />
Piyasa vakti göz-öpüşü içinde kan Dörtayak boyunca. <br />
<br />
<br />
<br />
SARI - Aşkın şarap sesi<br />
<br />
<br />
<br />
Amanos Dağları’nın güneşaltı-bağ üzümleri <br />
<br />
Mor-karası Saray şaraplarına mayalı, <br />
<br />
Yatakçıl sarhoşluklara adanır azı da çoğu da... <br />
<br />
Meyhane çığırtkanları akşamı hazırlarlar kaçamaklara, <br />
<br />
Uzun gülüşlü uzun öpüşlü uzun yatışlı uzun sofralarda; <br />
<br />
Ayakları halhallı diri karınlı kurbat kadınları, <br />
<br />
Bir sikkeye dön ha dön iblis ıslıklı oynak çalgılarda. <br />
<br />
<br />
<br />
YEŞİL – Aşkın yıldız sesi<br />
<br />
<br />
<br />
Gecenin en hayâsız dudaklarında durur zaman<br />
<br />
Daha da tenhalaşır Herod Caddesi’nin yeminsiz nefesi, <br />
<br />
Gözleri koyu sürmeli kırıtkan oğlanlar çıkar ortaya <br />
<br />
Kendi şırıltısı içinde kurbağalı Parmenius Deresi... <br />
Açık saçık fısıltılar sarar Harabarası’nın asma haymelerini<br />
<br />
Yaşı belirsiz bir yıldız bir başka yıldıza ağar, <br />
<br />
Bilinmez hangi beden hangi bedeni sarmalar. <br />
<br />
<br />
<br />
MAVİ – Aşkın su sesi <br />
<br />
<br />
<br />
Defne ağaçlarından parça parça dökülen güneş <br />
<br />
Toprakların su dilli yosun kaplı aşklarına karışır... <br />
<br />
İpek harmaniyeli mirasyedi Daphne kadınları<br />
<br />
Kınalı ayaklarını yıkarlar çağıltılı soğuk sularda,<br />
<br />
Çapkınca göz kırparlar Herkül omuzlu disk atıcılarına <br />
<br />
Olimpiyat idmanlarından yorgun düşse de çoğu <br />
<br />
Sevişken birer aygıra dönerler geceleri. <br />
<br />
<br />
<br />
LACİVERT – Aşkın dua sesi <br />
<br />
<br />
<br />
Hangi tanrılar yerin hangi tanrılar göğün<br />
<br />
Günden güne büyür Ulu Zeus’un zina çocukları, <br />
<br />
Haron Kayalığı’na giden yollarda kanlar görürsün <br />
<br />
Belki eski bir ihanetin öcü alınmıştır gizlice... <br />
<br />
Dualara sığmayan curcunalı bir zaman içre<br />
<br />
Ağıtlar karışmıştır sarhoş Baküs’ün sarhoş şarkılarına <br />
<br />
Anıları Roma hamamlarının suskun göbek-taşlarında. <br />
<br />
<br />
<br />
MOR – Aşkın zaman sesi <br />
<br />
<br />
<br />
Şimdi nerde Antiokhos’ un zırhlı askerleri,<br />
<br />
Nerde filozofların peşine düşen varlıklı gençler;<br />
<br />
Nehir kıyısındaki yazlık çimme bahçelerinde <br />
<br />
Sofralardan hiç eksilmeyen küflü çökelek, cevizli-biber <br />
<br />
Binbir derde deva zeytinyağlı, narekşili zahter ezmesi... <br />
<br />
Bir düğün alayının zilli dümbekli şamatası içinde <br />
<br />
Unutulmuş kaderini yaşar Herod Caddesi.<br />
<br />
<br />
sahteforum.yetkin-forum.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sütten Yoğurt nasıl yapılır?]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8939</link>
			<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 01:11:46 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8939</guid>
			<description><![CDATA[Sütten Yoğurt yapma, yoğurt mayalama nasıl yapılır?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Evde yoğurdu nasıl yapılır?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Malzeme :</span> Süt (yeteri kadar süt, yani ne kadar tüketecekseniz o kadar süt.), maya için katıksız birkaç kaşık yoğurt.(bunu temin etmek için katkısız bir yoğurt bulmanızı öneririm belki bir köy yoğurdu yada çok güvendiğiniz bir markanın yoğurdu), Tencere, Sıvı termometresi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Tarifi : </span>Şimdi istediğiniz kadar yoğurt yapmak için, günlük sütü alın. Sütünüzü bildik bir yerden alın. Mümkünse sütün Su katılmamış ve pastörize edilmemiş olanını yani doğal halini tercih edin. Bulamıyorsanız ve marketlerden birinden alacaksanız o zaman pastörize edilmiş olanı alın. Ne demek istediğimi iki sütü birden denediğinizde anlayacaksınız. Eğer kalorisi az olsun diyorsanız, o halde yağı alınmış sütleri tercih edin.<br />
Tencereye koyduğunuz sütü, orta ateşteki ocağa Alın ve sütün kaynamasını bekleyin. Sütü arada bir karıştırın ki, sütünüz taşmasın. Bilenler bilir, ilk defa deneyecekler için söylüyorum, sütü ateşte bırakıp gitmeyin, küser valla, hemen Tencereyi terk eder, uyarmadı demeyin. Süt kaynamaya başladığında altını biraz daha kısıp, karıştırmaya devam edin. Birkaç taşım kaynattıktan sonra, altını kapatın ve soğumasını bekleyin.<br />
Soğutmak için özel bir çaba sarf etmeyin. Bırakın oda sıcaklığında kendiliğinden ısısı düşsün. Arada bir ısı termometrenizle sıcaklığını ölçün. 42 -44 dereceye düşene kadar bekleyin. Isı termometresi olmayanlar için, parmak metodunu tavsiye ederim. Küçük serçe parmağınızı süte hafifçe dokundurun, eğer parmağınız yanmıyorsa sütünüz mayalamaya hazır hale gelmiş demektir. Tabi parmağınız temiz olmasını unutmayın!<br />
Şimdi bu aşamada yapmanız gereken çok önemli bir püf noktası var.<br />
a) Sütün kaymağını bozmadan birkaç kaşık süt bir tabağa konur ve üzerine maya olarak ayırdığınız yoğurt konur ve karıştırılır.<br />
b) Ya da sütü kaynatmaya başlamadan önce maya olarak hazırda tutulan yoğurt karıştırılır ve oda sıcaklığında bekletilir.<br />
c) Yani dolaptan soğuk olarak alınıp mayalama işlemi yapılmaz.<br />
Şimdi yoğurt mayası olarak hazırladığınız karışımı, yavaşça tencereye kenarından dökerek karıştırın. Tencerenin üstünü örtün. Yada ufak kaplarda yoğurt olarak saklamak istiyorsanız bu durumda karışım tencereden ufak kaplara alın ve üstünü örtün. Ben ufak çömleklere koymayı tercih ediyorum.<br />
<br />
Örtmek için battaniye ya da havluları kullanabilirsiniz. Buradaki püf noktası, Tencere sıcaklığının muhafaza edilmesidir.<br />
Bir püf noktası daha. Süte karıştırılacak oran, sütün %1-3 ü kadar olmalı. Yani 1 Litre süt için 3 çorba kaşığı yoğurt maya olarak kullanın.<br />
3 ya da 4 Saat sonra tencereye bakın. Yoğurdunuz tutmuşsa, etrafını açın ve 1 saat kadar dinlendirin. Sonra dolaba koyun ve soğumasını bekleyin. Afiyetle yiyebilirsiniz.<br />
<br />
Hadi bir püf noktası daha, tatlı yoğurt seviyorsanız bu süre normal, biraz ekşi istiyorsanız, o zaman tencerenin üstünü açmak için daha uzun süre, örneğin 6 – 7 saat bekletmenizi tavsiye ediyorum. Kendi ağız lezzetinize göre deneyerek süreleri belirleyebilirsiniz.<br />
Hipnotik sağlıklı beslenme ve zayıflama seminerlerimde ve özel seanslarda anlattığım bu yöntemi uygulayanlar gibi sizin de sağlığınıza doğal yöntemlerle kavuşmanız dileğiyle…<br />
<br />
Sağlıcakla kalın<br />
Adnan Kervan]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sütten Yoğurt yapma, yoğurt mayalama nasıl yapılır?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Evde yoğurdu nasıl yapılır?</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Malzeme :</span> Süt (yeteri kadar süt, yani ne kadar tüketecekseniz o kadar süt.), maya için katıksız birkaç kaşık yoğurt.(bunu temin etmek için katkısız bir yoğurt bulmanızı öneririm belki bir köy yoğurdu yada çok güvendiğiniz bir markanın yoğurdu), Tencere, Sıvı termometresi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Tarifi : </span>Şimdi istediğiniz kadar yoğurt yapmak için, günlük sütü alın. Sütünüzü bildik bir yerden alın. Mümkünse sütün Su katılmamış ve pastörize edilmemiş olanını yani doğal halini tercih edin. Bulamıyorsanız ve marketlerden birinden alacaksanız o zaman pastörize edilmiş olanı alın. Ne demek istediğimi iki sütü birden denediğinizde anlayacaksınız. Eğer kalorisi az olsun diyorsanız, o halde yağı alınmış sütleri tercih edin.<br />
Tencereye koyduğunuz sütü, orta ateşteki ocağa Alın ve sütün kaynamasını bekleyin. Sütü arada bir karıştırın ki, sütünüz taşmasın. Bilenler bilir, ilk defa deneyecekler için söylüyorum, sütü ateşte bırakıp gitmeyin, küser valla, hemen Tencereyi terk eder, uyarmadı demeyin. Süt kaynamaya başladığında altını biraz daha kısıp, karıştırmaya devam edin. Birkaç taşım kaynattıktan sonra, altını kapatın ve soğumasını bekleyin.<br />
Soğutmak için özel bir çaba sarf etmeyin. Bırakın oda sıcaklığında kendiliğinden ısısı düşsün. Arada bir ısı termometrenizle sıcaklığını ölçün. 42 -44 dereceye düşene kadar bekleyin. Isı termometresi olmayanlar için, parmak metodunu tavsiye ederim. Küçük serçe parmağınızı süte hafifçe dokundurun, eğer parmağınız yanmıyorsa sütünüz mayalamaya hazır hale gelmiş demektir. Tabi parmağınız temiz olmasını unutmayın!<br />
Şimdi bu aşamada yapmanız gereken çok önemli bir püf noktası var.<br />
a) Sütün kaymağını bozmadan birkaç kaşık süt bir tabağa konur ve üzerine maya olarak ayırdığınız yoğurt konur ve karıştırılır.<br />
b) Ya da sütü kaynatmaya başlamadan önce maya olarak hazırda tutulan yoğurt karıştırılır ve oda sıcaklığında bekletilir.<br />
c) Yani dolaptan soğuk olarak alınıp mayalama işlemi yapılmaz.<br />
Şimdi yoğurt mayası olarak hazırladığınız karışımı, yavaşça tencereye kenarından dökerek karıştırın. Tencerenin üstünü örtün. Yada ufak kaplarda yoğurt olarak saklamak istiyorsanız bu durumda karışım tencereden ufak kaplara alın ve üstünü örtün. Ben ufak çömleklere koymayı tercih ediyorum.<br />
<br />
Örtmek için battaniye ya da havluları kullanabilirsiniz. Buradaki püf noktası, Tencere sıcaklığının muhafaza edilmesidir.<br />
Bir püf noktası daha. Süte karıştırılacak oran, sütün %1-3 ü kadar olmalı. Yani 1 Litre süt için 3 çorba kaşığı yoğurt maya olarak kullanın.<br />
3 ya da 4 Saat sonra tencereye bakın. Yoğurdunuz tutmuşsa, etrafını açın ve 1 saat kadar dinlendirin. Sonra dolaba koyun ve soğumasını bekleyin. Afiyetle yiyebilirsiniz.<br />
<br />
Hadi bir püf noktası daha, tatlı yoğurt seviyorsanız bu süre normal, biraz ekşi istiyorsanız, o zaman tencerenin üstünü açmak için daha uzun süre, örneğin 6 – 7 saat bekletmenizi tavsiye ediyorum. Kendi ağız lezzetinize göre deneyerek süreleri belirleyebilirsiniz.<br />
Hipnotik sağlıklı beslenme ve zayıflama seminerlerimde ve özel seanslarda anlattığım bu yöntemi uygulayanlar gibi sizin de sağlığınıza doğal yöntemlerle kavuşmanız dileğiyle…<br />
<br />
Sağlıcakla kalın<br />
Adnan Kervan]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[s.a arkadaşlar]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8938</link>
			<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 19:37:19 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8938</guid>
			<description><![CDATA[siteye bayağıdır girmiyorum bayağı değişmiş site <img src="images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[siteye bayağıdır girmiyorum bayağı değişmiş site <img src="images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GENEL SAĞLIK SİGORTASI İÇİN NE YAPILMALI]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8937</link>
			<pubDate>Tue, 24 Jan 2012 22:05:53 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8937</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.bizimantalya.com/newpics/11348/030120121400251629708.jpg" border="0" alt="[Resim: 030120121400251629708.jpg]" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">GENEL SAĞLIK SİGORTASI UYGULAMASINA İLİŞKİN SORU VE CEVAPLAR</span><br />
<br />
1- 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası uygulamasındaki değişiklikler nelerdir? Genel sağlık sigortasından yararlanılmasında temel şartlardan birisi, Türkiye’de ikamet etmektir.<br />
<br />
1/1/2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortası uygulamasına geçilmiştir. Buna göre; tutuklu ve hükümlüler, er, erbaş ve yedek subay okulu öğrencileri, yabancı bir ülkede sosyal sigortaya tabi olması nedeniyle sözleşmeli ülke adına sağlık yardımları karşılananlar, Kuruma devir alınacakları tarihe kadar 5510 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki banka ve sigorta şirketlerinin sandıkları kapsamında bulunanlar ile bunların bakmakla yükümlüleri, yabancı ülke vatandaşlarından Türkiye’de kesintisiz olarak bir yıldan fazla ikamet etmeyenler, milletvekilleri ile Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeleriyle bunların emeklileri ile dul ve yetimleri hariç olmak üzere Türkiye’de ikamet edenler, zorunlu genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İŞÇİ, ESNAF VE MEMUR OLANLAR</span><br />
<br />
2- Sosyal güvencesi bulunan işçi (4/a), esnaf(4/b), memur(4/c) olanlar ile bu sigortalılıklarından dolayı aylık alanların durumlarında değişiklik olacak mı? Sigortalılığı bulunan bu kişiler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık yardımlarının, daha önce olduğu gibi kanun kapsamında karşılanmasına aynen devam edilecektir. Yani; işçi, memur veya esnaf olarak çalışan zorunlu sigortalılar ve emekliler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişiler için herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.<br />
<br />
3- Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olan ve kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’lilerin) 60 günden fazla prim borcu olanlar ne yapacaktır? Bu durumda olanların borçlarının tamamının ödenmesi veya 6183 sayılı Kanuna göre 36 aya kadar taksitlendirmesi suretiyle ilk taksitin (peşinatın) ödenmesi halinde, kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Borcun taksitlendirme işlemi, Kurum ünitelerince taksitlendirme müracaat ve çok zor durum halini gösteren (Kurum web sayfasında yer alan) belgelerin verilmesi ve peşinat tutarının ödenmesi ile yapılabilmektedir.<br />
<br />
4- Kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’liler) 60 günden fazla prim borcu olan ancak ödeme veya taksitlendirmede bulunmayan sigortalıların bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocukları sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaktır? Bu durumda olanların bakmakla yükümlü olduğu eş ve 18 yaş üstü çocukları Kurumumuza genel sağlık sigortalısı olmak için Kurumumuza talepte bulunabilirler. Talepte bulunduktan sonra gelir testi için ikametlerinin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları halinde gelir tespiti sonuçlarına göre prim ödemek suretiyle veya primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle sağlık hizmetlerinde yararlanabileceklerdir.<br />
<br />
5- Kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’ liler) (4/a) kapsamında hizmet akdine tabi olarak çalışanlarsa sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaktır? Kendi nam ve hesabına çalışanlar(4/b’liler), bir ve birden fazla işverene bağlı olarak hizmet akdine tabi çalıştığında, Kanunun 53 üncü maddesi gereği (4/b) kapsamında sigortalılıkları sona ereceğinden, (4/a) kapsamında en az 30 gün prim ödenmek şartıyla sağlık yardımlarından kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler faydalandırılacaktır. Ancak prim borcunun ödeme yükümlülüğü devam edecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">18 YAŞ ÜSTÜ ÇOCUKLAR</span><br />
<br />
6- 18 yaşın üzerindeki çocukların durumu ne olacaktır? 18 yaşın üzerindeki erkek çocuklar, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi durumunda ise 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayanlar, ana veya babasının sağlık güvencesinden yararlanmaya devam edecektir. Yani, bu kişilerin her yıl öğrenci belgelerini sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine göndermesi yeterli olacaktır.<br />
<br />
1/10/2008 öncesi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık yardımlarından faydalanan kız çocukları ise 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren de sağlık yardımlarından, daha önce olduğu gibi sigortalı veya evli olmadığı sürece yaş şartı aranmaksızın faydalandırılacaktır.<br />
<br />
7- 18 yaşın üzerinde çalışmayan/okumayan veya 25 yaşın üzerinde okuyan/okumayan/ çalışmayan erkek çocukların durumu ne olacaktır? Bu kişiler, 1/1/2012 tarihi itibarıyla 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre re?sen tescil edilecektir. Bu kapsamdakiler, gelir testi yaptırmaları için ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına başvurmaları gerekmektedir. Gelir testi sonucuna göre de prim ödeme yükümlüsü, devlet ya da kendileri olacaktır.<br />
<br />
8- Bakmakla yükümlülük durumu sona eren çocukların gelir testinde ana ve babasının gelirleri mi yoksa kendi gelirleri mi dikkate alınacaktır? Gelir tespitinde aile olarak aynı hane içinde yaşayan ve nüfus kayıtlarında yer alan eş, yaşlarına bakılmaksızın evli olmayan çocuk ve genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilecek kişinin ana ve babası esas alınmaktadır. Buna göre; ana ve/veya babasıyla aynı adreste ikamet eden ve yaş koşulları nedeniyle ana/babanın bakmakla yükümlüsü konumunda olmayanların gelir testi yapılırken ana, baba ve çocuğun gelirleri hesaplamada dikkate alınmaktadır.<br />
<br />
Ancak nüfus kayıtlarında göre ana ve babasından ayrı ikamet eden bakmakla yükümlülük durumu sona ermiş olanların gelir testi, ayrı olarak yapılacaktır.<br />
<br />
9- Öğrenim görmesi nedeniyle ailesi ile aynı hanede yaşamayan 25 yaşından küçük çocuklar, gelir testi yapılırken dikkate alınacak mıdır? Aynı hanede yaşamayan ve öğrenimi nedeniyle başka bir hanede yaşayan evli olmayan çocuklardan öğrenim görmesi nedeniyle 25 yaşını doldurmamış olanlar, gelir testinde aynı aile içinde değerlendirilecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">18 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR</span><br />
<br />
10- Ana ve babasının sosyal güvencesi olmayan çocuklar ne yapacaktır? Ülkemizde yaşayan herkes zorunlu olarak genel sağlık sigortalısı kapsamında tescil edileceğinden, bu kişilerin 18 yaşın altındaki çocukları da bakmakla yükümlü oldukları çocuk olarak Kanunun (60/g) bendi kapsamında tescili olan ana/babası üzerinden sağlık yardımlarından faydalandırılacaktır. 18 yaşın altındaki tüm çocuklara 30 gün prim ödemiş olma ve prim borcu bulunmaması şartları aranmaksızın sağlık hizmeti verilmeye devam edilecektir.<br />
<br />
11- 18 yaşını tamamlamadan evlenenler ile bunların çocukları genel sağlık sigortası kapsamına nasıl alınacaktır? Türk Medeni Kanununa göre evlenmeyle kişi ergin olunacağından, 18 yaşından küçük ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan kişiler de Kanunun (60/g) bendine göre genel sağlık sigortalısı olmak için Kuruma müracaat edenler, müracaat tarihi itibariyle tescil edilecek ve bunlar da ikametlerinin bulunduğu vakfa başvurmak suretiyle gelir testi sonucuna göre işlem yapılacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">YEŞİL KARTLILAR İLE SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR VE BUNLARIN GELİR TESTİ İŞLEMLERİ</span><br />
<br />
12- 1/1/2012 tarihinden önce 3816 sayılı Kanuna göre yeşil kartı olanlar, sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır? 1/1/2012 tarihinden önce yeşil kart sahibi olan ve bu tarihten sonra da vizesi (hak sahipliği) devam edenler, genel sağlık sigortası kapsamında sağlık yardımlarından yararlanmaya vize süresi dolana kadar devam edeceklerdir. Vize süresinin dolduğu tarihten itibaren de en geç bir ay içinde gelir testi yapılması için ikametlerinin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları gerekmektedir. Yapılan gelir testi sonucuna göre aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama gelirleri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar, yeşil kartlı (Kanunun 60/c-1 alt bendi kapsamında) gibi primi devlet tarafından karşılanarak sağlık hizmetlerinden faydalandırılacaklardır.<br />
<br />
13- 1/1/2012 tarihinden sonra yeşil kart vizeleri dolanların sağlık yardımlarından yararlanması için ne yapması gerekmektedir? Söz konusu kişilerin, vize süresinin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde gelir testi yapılması için ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları gerekmektedir.<br />
<br />
14- Gelir testi yaptırmak için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına nasıl ulaşılabilir? Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının adres ve diğer iletişim bilgilerine; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı?nın "http://www.aile.gov.tr" veya "http://www.sydgm.gov.tr/tr/vakif" web adreslerinden erişilebilmektedir. Ayrıca gelir testine müracaat edeceklerin ikametlerinin bulunduğu il veya ilçelerdeki valilik/kaymakamlıklardan da bilgi alınarak öğrenilebilir. 4 / 11 15- Gelir testi yaptırmak isteyenler müracaat formunu nereden temin edilebilir? Gelir testi müracaat formu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı?nın web adresinden veya vakıflara bizzat müracaat edilerek temin edilebilir.<br />
<br />
16- Her hangi bir sosyal güvencesi olmayanlar 31/1/2012 tarihine kadar gelir testi için müracaat etmezlerse ne olacaktır? 1/1/2012 tarihi itibariyle her hangi bir sosyal güvencesi olmayanlar Kurum tarafından Kanunun (60/g) bendi kapsamında re?sen tescil edilmişlerdir. Bu kapsamdakilere Kurum tarafından gelir testi yaptırmaları için "gelir testine müracaat bildirim" belgesi adreslerine gönderilmiştir. "Gelir testine müracaat bildirim" belgesi tebliğ edilenler, tebliğ tarihinden itibaren en geç bir ay içinde ikametlerinin bulunduğu vakıflara başvuracaklardır. Ancak bu yazının alınmasını beklemeksizin de doğrudan gelir testi için ikametlerinin bulunduğu vakıflara başvurabilirler. Dolayısı ile 31/1/2012 tarihi, son müracaat tarihi olarak değerlendirilmeyecektir.<br />
<br />
17- Gelir testi yaptıranların daha sonra hangi işlemleri yapması gerekmektedir? Gelir testi yaptıranların gelir testi sonuçları, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından SGK?ya elektronik ortamda gönderileceğinden, bu kişilerin tescil işlemi için Kuruma ayrıca başvuruda bulunmaları gerekmemektedir. Gelir testi sonucunda aile içindeki kişi başına düşen aylık ortalama gelire göre bu kişilere, SGK tarafından genel sağlık sigortası statüsünü ve ödemesi gereken prim miktarını gösteren yazılı bildirim yapılacaktır.<br />
<br />
18- Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar gelir testi yaptırmaları için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına hangi sürede başvurmaları gerekmektedir? Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar veya genel sağlık sigortasından yararlanma süresi sona erenler, Kurumun tebligatını beklemeksizin doğrudan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurabilirler. Ancak bu kişiler Kanunun (60/g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmakta ve bu kişilerin gelir testi yaptırmaları için adreslerine gönderilen "gelir testine müracaat bildirimi" tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurmaları gerekmektedir.<br />
<br />
19- Genel sağlık sigortasından yararlanma hakkı olmayanlar/sona erenler gelir testi yaptırmak istememeleri durumunda ne yapmalıdır? Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar veya genel sağlık sigortasından yararlanma hakkı sona erenler, gelir testi yapılmaması yönündeki yazılı beyanı ile Kuruma başvurması halinde, asgari ücretin iki katı üzerinden % 12 oranında hesaplanacak tutarda genel sağlık sigortası primi ödeyeceklerdir. (2012 yılı ilk altı ayı için aylık 213-TL?dir.) 20- Gelir testi sonucu prim ödeme yükümlüsü olanların bakmakla yükümlü olduğu kişileri de prim ödeyecek mi? Gelir testi sonucu aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama geliri asgari ücretin üçte biri ve üzerinde olanların genel sağlık sigortalısı olarak prim ödeme yükümlüsü (60/g bendi kapsamında) kendisidir. Bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu eş, çocukları, varsa ana ve babası prim ödeme yükümlüsü değildir. Bunların bakmakla yükümlü olduğu eş, çocukları, ana ve babası, tescil edilen sigortalı üzerinden sağlık yardımlarından yararlanacaklardır.<br />
<br />
21- Gelir testine başvurulması kişilere hangi hakkı sağlamaktadır? Genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilenlerin gelir testi yaptırmaları sonucunda ödeyecekleri prim miktarı, kişinin gelir durumuna göre belirlenmektedir. Gelir testi sonucu, aile içinde kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birinden az olması durumunda bu kişiler, primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle genel sağlık sigortasından yararlanacaklardır.<br />
<br />
Gelir testi sonucu, aile içinde kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birinden fazla olması durumunda, tespit edilen gelir düzeyine göre prim ödeme yükümlüsü olacaktır.<br />
<br />
Gelir testinin yaptırılmaması halinde ise tescil edilen kişinin geliri, asgari ücretin iki katından fazla olduğu kabul edilerek asgari ücretin iki katı üzerinden prim ödemesi gerekecektir.<br />
<br />
22- Gelir testi işlemi yapılırken neler dikkate alınmaktadır? Gelir testi yapılırken, genel sağlık sigortalısı ile aynı ikametgâhta yaşayan eş, evli olmayan çocuklar ile ana ve babanın gelirleri, harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak belirlenen ailenin aylık geliri, hanede yaşayan aile bireyi sayısına bölünerek aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarı tespit edilmektedir.<br />
<br />
23- Gelir testi sonucu, gelirleri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar prim ödeyecek midir? Gelir testi sonucuna göre; aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık ortalama tutarının, brüt asgari ücretin üçte birinden az olması halinde sağlık primi devlet tarafından karşılanmakta olup, kendileri ayrıca prim ödemeyecektir. Gelirleri bu şekilde tespit edilenler, 1/1/2012 öncesindeki yeşil kartlılarda olduğu gibi prim ödemeyecekler ve Kanunun (60/c-1) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.<br />
<br />
24- Gelir testi sonucu aile içinde kişi başına düşen geliri, brüt asgari ücretin üçte birinden fazla olanlar ne kadar prim ödeyecektir? 1/1/2012 - 30/6/2012 tarihleri arasındaki asgari ücret (886,5-TL) dikkate alındığında;<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında (295,50 - 886,50-TL) ise aylık 35,46 -TL,<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında (886,50 - 1.773-TL) ise aylık 106,38 -TL,<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücretin iki katından daha fazla (1.773-TL?den) ise aylık 212,76 -TL, 1/7/2012 - 31/12/2012 tarihleri arasındaki asgari ücret (940,50-TL) dikkate alındığında;<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında (313,50 - 940,50-TL) ise aylık 37,62 -TL,<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında (940,50 - 1.881-TL) ise aylık 112,86 -TL, 6 / 11<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücretin iki katından daha fazla (1.881-TL?den) ise aylık 225,72 -TL, Genel sağlık sigortası primi ödenecektir. Ödenen bu prim karşılığı sigortalı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden yararlanacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">GELİR TESTİ YAPTIRMAK İSTEMEYENLER</span><br />
<br />
25- Gelir testi yaptırmak istemeyenler ne yapmalıdır? Gelir testi yaptırmak istemeyenler, Kuruma verecekleri gelir testi yaptırmak istemediklerine ilişkin yazılı beyan üzerine asgari ücretin iki katı üzerinden prim ödeyerek genel sağlık yardımlarından kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlanabilirler.<br />
<br />
26- "Gelir testi müracaat bildirim" yazısının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde vakfa müracaat etmeyenlere ne işlem yapılacaktır? "Gelir testi müracaat bildirim" yazısının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde vakfa müracaat etmeyenlere gelirleri asgari ücretin iki üzerinden prim tahakkuku yapılarak Kanunun (60/g) bendi kapsamında tescilli olacaktır.<br />
<br />
27- Çalışmayanlar ve ayrıca gelir testi yaptırmak istemeyenler uzun vadeli sigorta kollarına tabi prim ödemek suretiyle genel sağlık sigortasından nasıl yararlanabilirler? Hem uzun vadeli sigorta (malullük, yaşlılık ve ölüm) hem de genel sağlık sigortasından yararlanmak isteyenler, isteğe bağlı sigortalılık kapsamındaki müracaatlarına bağlı olarak, müracaat tarihini takip eden günden itibaren tescil edilirler. İsteğe bağlı sigortalı olunması halinde, en az brüt asgari ücretin % 32?si oranında (886,50 x 32/100 = 283,68) prim ödeyerek hem emeklilik hem de 30 günlük prim ödeme şartını yerine getirerek kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, prim borcunun olmaması kaydıyla sağlık hizmetlerinden yararlanılması imkânı bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">ÖZEL SAĞLIK SİGORTASI OLANLAR</span><br />
<br />
28- Özel sağlık sigortası bulunanların genel sağlık sigortası kapsamına alınması zorunlu mudur? 1/1/2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası Kanun gereği "zorunlu" olarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye’de ikamet eden herkes 5510 sayılı Kanunun belirlediği şartlar içerisinde genel sağlık sigortalısı olmak durumundadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">65 YAŞ VEYA ÖZÜRLÜ AYLIĞI ALANLAR</span><br />
<br />
29- 2022 sayılı Kanuna göre 1/1/2012 tarihinden önce 65 yaş veya özürlü aylığı alanlar, sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır? 1/1/2012 tarihinden önce 2022 sayılı Kanuna göre; 65 yaş veya özürlü aylığı alanlar herhangi bir vize ve gelir testi işlemine tabi olmaksızın aylık aldıkları sürece kendileri ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler, genel sağlık sigortasından Kanunun (60/c-3) bendi kapsamında yararlanacaklardır.<br />
<br />
1/1/2012 tarihinden önce de olduğu gibi, 18 yaş altı özürlü aylığı alan çocukların ana ve babası bu özürlü çocuğu üzerinden bakmakla yükümlü sıfatıyla sağlık yardımlarından yararlanmayacaktır. Özürlü çocuklar ise aylık aldıkları sürece sağlık yardımlarından sadece kendileri yararlanacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">GEÇİCİ KÖY KORUCULARI</span><br />
<br />
30- 442 sayılı Kanuna göre geçici köy koruyucusu olan veya bu Kanuna göre aylık alanlar, 1/1/2012 tarihinden sonra sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır? Bu kişiler, Kanunun (60/c-9) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklar, gelir testine ve vize işlemine tabi olmaksızın geçici köy koruyucusu olarak görevleri devam ettiği sürece, aylık alanlar ise aylıkları devam ettiği sürece genel sağlık sigortalısı sayılacaklardır.<br />
<br />
Her ayın primi, takip eden ayın sonuna kadar Kurumun anlaşmalı olduğu (T.C. Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıfbank) bankalara ödenecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">AVUKATLIK STAJI YAPANLAR</span><br />
<br />
31- Avukatlık stajı yapanların durumu ne olacaktır? Genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayan stajyer avukatlar, genel sağlık sigortası primleri staj süresince Türkiye Barolar Birliği tarafından karşılanarak sağlık yardımlarından faydalanmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BANKA SANDIKLARINA TABİ OLANLAR</span><br />
<br />
32- Banka sandıklarına tabi sigortalı veya emekli olanların sağlık yardımlarından yararlanmak için herhangi bir işlem yapmaları gerekmekte midir? Söz konusu kişilerin herhangi bir işlem yapması gerekmemektedir. Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri, bu sandıklardan aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların bakmakla yükümlülerinin sağlık hizmetleri, Kurumca devralınıncaya kadar ilgili kuruluşlarca karşılanacağından bu kişiler, devir işlemlerinden sonra genel sağlık sigortası kapsamına alınacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">PRİM GÜNÜNÜ TAMAMLAMIŞ ANCAK YAŞ ŞARTINI BEKLEYENLER</span><br />
<br />
33- Yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan prim ödeme gün sayısını tamamlayıp, yaş şartının dolmasını bekleyenlerden herhangi bir sigortalılığı bulunmayanlar genel sağlık sigortasından nasıl yararlanacaktır? Söz konusu kişiler de Kanunun (60/g) bendine göre genel sağlık sigortası kapsamına alınmış olup, gelir testine başvurmaları halinde gelir testi sonucuna göre primleri ya devlet tarafından ödenecek ya da kendileri aile içinde kişi başına düşen gelir tutarına göre genel sağlık sigortası primi ödemekle yükümlü olacaklardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">PART TIME ÇALIŞANLAR</span><br />
<br />
34- Part-time çalışan kişilerin genel sağlık sigortasından yararlanmaları için eksik olan günlerin primlerini ödemeleri gerekecek mi? 4857 sayılı İş Kanununa göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışanların eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları, 1/1/2012 tarihinden itibaren zorunludur. Bu şekilde çalışanlar, gelir testi yaptırmak suretiyle gelir testi sonucuna göre primlerinin devlet veya kendileri tarafından ödenmesi koşuluyla sağlık yardımlarından yararlanacaktır.<br />
<br />
Ancak bu sürelerini isteğe bağlı olarak (4/a) kapsamında prim ödeyerek tamamlamaları halinde, eksik günleri için ayrıca genel sağlık sigortası primleri ödemeyeceklerdir.<br />
<br />
35- Part-time çalışanlardan kimlerin ay içindeki eksik bildirilen günlerini genel sağlık sigortası yönünden 30 güne tamamlama yükümlülüğü bulunmamaktadır? Eksik gün nedeni "puantaj" olanlar, sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar, Kanunun 5 inci maddesi kapsamındaki haklarında bazı sigorta kolları uygulanan sigortalılar, ay içinde birden fazla işyerinde çalışıp toplam çalışma süresini 30 güne tamamlayanlar ile kamu idarelerinde 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) ve &copy; bentlerine tabi çalışanlar, 4857 sayılı Kanuna tabi çalışmakla birlikte 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda çalışanlar için sandıklar Kuruma devredilinceye kadar 30 güne tamamlama yükümlülüğü aranmaz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRK VATANDAŞLARI</span><br />
<br />
36- İkamet adresi Türkiye’de olmakla birlikte yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarının gelir testi için başvurması gerekmekte midir? Söz konusu kişilerin, kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)’nden ikametgâh adresini yurtdışındaki adresi olarak güncellemeleri halinde, genel sağlık sigortası kapsamında sayılmayacaklardır. Ancak, bu kişilerin Türkiye’de yaşayan bakmakla yükümlü bulunduğu kişiler (eş, çocuk, ana, baba), Kanunun 60/g bendi kapsamında tescil edilecek olup, gelir testi için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına müracaat etmeleri sonucu yapılacak gelir testi sonucuna göre işlem yapılacaktır.<br />
<br />
37- Türkiye’de çalışırken işyerinden ücretsiz izin alarak yurtdışına gidenlerin durumu ne olacak? Kanuna göre (4/a) kapsamında olan kişiler yurt dışında ise ücretsiz izinli olduğu sürelerde işverenin bildirimi üzerine yurt dışında bulunduğu süre içinde bir takvim yılı içinde en fazla bir aylık sürede sağlık yardımından faydalandırılacaktır. Kanuna göre memur (4/c) olanlar ise; bir yıllık ücretsiz izinli olduğu sürelerde genel sağlık sigortalısı sayıldığından sağlık yardımlarından faydalandırılacaktır.<br />
<br />
38- Burs kazanan eşiyle birlikte ABD’ye veya sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkeye giden, ancak kendisi ev hanımı olarak bu ülkede yaşayan Türk vatandaşları da genel sağlık sigortası kapsamında prim ödemek zorundalar mı? Bu kişilerin ikametgâhlarının, kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi?nden (ADNKS) yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi halinde söz konusu kişiler genel sağlık sigortalısı kapsamında prim ödemeyecektir.<br />
<br />
39- Çifte vatandaş olup, Türkiye’de sigortası bulunmayan ancak vatandaşı olduğu yabancı ülkede çalışan veya sigortası/emekli olan Türkler ne yapacaktır? Çifte vatandaşlığı bulunanların, ilgili ülkenin Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunması ve vatandaşı oldukları yabancı ülkede çalışmaları durumunda; Türkiye’ye gelirken iki taraflı sosyal güvenlik sözleşmesine göre sağlık yardımlarından faydalandığına ait "formüler" denilen belgeyi, yakınları adına ise ilgili ülkeden yine bunlar için istenilen "formüleri" getirmeleri gerekmektedir. Ancak, çifte vatandaşlığı bulunanların, sözleşmesiz ülkede çalışması ve ikametgâhlarının da yurt dışında bulunması halinde söz konusu kişiler genel sağlık sigortası kapsamına alınmayacaklardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">YURTDIŞINA EĞİTİME GİDENLER</span><br />
<br />
40- T.C. vatandaşı olup yurt dışına lisans, master, doktora eğitimi için gidenlerden çalışmayan ve sigortası olmayanlar ne yapacak? Onlar adına aile yakını gelir testine başvurabilecek mi? Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)?nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilmeyeceklerdir. Ancak Türkiye’de bulundukları sürede bakmakla yükümlülük durumları yok ise gelir testine başvurarak gelir testi sonucuna göre genel sağlık sigortası hükümlerinden yararlanacaklardır.<br />
<br />
41- Eğitim için yurtdışına giden ve sağlık sigortaları oradaki devlet veya okullar tarafından karşılanan vatandaşlar ne yapacaktır? Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)?nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilmeyeceklerdir.<br />
<br />
42- Devlet tarafından resmi burslu olarak eğitime gönderilmiş, 25 yaş üstü olup, Türkiye’de sigortası bulunmayanlar ne yapacak? Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)?nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan GSS kapsamında tescil edilmeyeceklerdir.<br />
<br />
43- Yabancı bayraklı gemilerde ve uluslararası sularda çalışan gemi adamlarının durumu ne olacaktır? Türkiye’ye döndüğü zaman mı sigorta kapsamına girecek? Yabancı bayraklı gemilerde çalışan Türk vatandaşları, sosyal güvenlikleri yönüyle ikili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre işlem yapılacaktır. İkili sosyal güvenlik sözleşmesi yoksa 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi olamayacaklardır. Genel sağlık uygulaması yönüyle Türkiye’ye döndüklerinde genel sağlık sigortası kapsamına gireceklerdir.<br />
<br />
Ancak Türk bayraklı gemilerde çalışan ve uluslararası sularda bulunan gemi adamları ise 5510 sayılı Kanuna göre (4/a) kapsamında zorunlu sigortalı olmaktadır. Bu kapsamda çalışıp sefer esnasında işe alınanların sigortalılık işlemleri, sigortalıların işe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılması gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">TÜRKİYE’DE YAŞAYAN YABANCILAR</span><br />
<br />
44- Türkiye’de bir yıldan uzun süredir yaşayan ancak kendi ülkelerinde sağlık yardımlarından yararlanma hakkı bulunmayan yabancılar ne yapacaktır? Türkiye’de kesintisiz bir yıllık ikamet süresini dolduran yabancılar, ilgili ülke kapsamında genel sağlık sigortası uygulaması yönünden sigortalı değilse bu sürenin dolduğu tarihten itibaren Kanunun (60/d) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmışlardır. Dolayısıyla bu kişilerin genel sağlık sigortası kapsamında tescil işleminin yapılması için kesintisiz bir yıllık ikamet süresinin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde kendilerine en yakın sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine başvurmaları gerekmektedir.<br />
<br />
Gelirleri brüt asgari ücretin iki katı kabul edilerek bu tutar üzerinden hesaplanacak genel sağlık sigortası primi tahakkuk ettirilecektir.<br />
<br />
45- Ülkemizde bir yıldan fazla süre ile ikamet eden ve kendi ülkesinden sigortalı veya emekli olan İngiltere vatandaşları, Türkiye’de sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaktır? İngiltere vatandaşlarının Türkiye’de bir yıldan fazla ikamet etmeleri halinde, kendi ülkelerinden sigortalı/emekli olmalarına karşın Türkiye’de bulundukları sürede kendi mevzuatları kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanamamaları nedeniyle, 5510 sayılı Kanunun (60/d) bendi kapsamında müracaatlarına bağlı olarak genel sağlık sigortalısı sayılabileceklerdir.<br />
<br />
46- Bir Türk ile evlenmiş ancak 3 yılını doldurmadığı için T.C. vatandaşı olamamış bir kadın, Türk eşinin sosyal güvencesinden yararlanabilir mi? Kanuna göre bu kişiler, ikamet izni almaları durumunda genel sağlık sigortasından faydalanabilecektir.<br />
<br />
47- Türkiye’de oturma izni almış, sigortası olmayıp özel sağlık sigortası bulunan yabancıların durumu ne olacak? Kesintisiz bir yıllık ikamet süresini dolduran yabancılar, ilgili ülke kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanması açısından sigorta kapsamında değilse bu sürenin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile başvurabilirler. Bu süre içerisinde başvuruda bulunmayanlara, brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır. Bu kişilerin özel sağlık sigortası kapsamında bulunması genel sağlık sigortası kapsamında sigortalı olmalarına engel teşkil etmemektedir.<br />
<br />
48- Türkiye’de bir yıldan uzun süredir yaşayan ancak kendi ülkelerinde sigortası bulunmayan yabancılar gelir testi için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvuracaklar mı? Gelir testine müracaat hakkı, Kanunun (60/g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılan Türk vatandaşlarına tanındığından, yabancı uyruklu olup ülkemizde ikamet edenlerin gelir testine müracaat hakları bulunmamaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLUNAN KİŞİ</span><br />
<br />
49- Bakmakla yükümlü kişi olarak sağlık yardımı alan kişi, sigortalı olduğunda sağlık yardımlarından yararlanmak için 30 gün beklemek zorunda mıdır? Bakmakla yükümlü kişi olarak anası/babası/eşi üzerinden sağlık yardımı alan kişi, genel sağlık sigortalı olması durumunda sağlık yardımlarından faydalanmak için 30 gün bekleme süresine tabi olmayacak ve işe başladığı gün itibariyle sağlık yardımlarından yararlanabilecektir.<br />
<br />
50- Hem bakmakla yükümlü statüsünde hem de sigortalı olan birisi sağlık hizmetlerini hangi kapsamda alacaktır? Kanuna göre zorunlu veya isteğe bağlı sigortalı olanlar aynı zamanda bakmakla yükümlülük statüsü bulunması halinde, kendi sigortalılığı esas alınarak sağlık yardımlarından yararlanacaklardır."(ANKA)<br />
<br />
milliyet.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.bizimantalya.com/newpics/11348/030120121400251629708.jpg" border="0" alt="[Resim: 030120121400251629708.jpg]" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">GENEL SAĞLIK SİGORTASI UYGULAMASINA İLİŞKİN SORU VE CEVAPLAR</span><br />
<br />
1- 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası uygulamasındaki değişiklikler nelerdir? Genel sağlık sigortasından yararlanılmasında temel şartlardan birisi, Türkiye’de ikamet etmektir.<br />
<br />
1/1/2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortası uygulamasına geçilmiştir. Buna göre; tutuklu ve hükümlüler, er, erbaş ve yedek subay okulu öğrencileri, yabancı bir ülkede sosyal sigortaya tabi olması nedeniyle sözleşmeli ülke adına sağlık yardımları karşılananlar, Kuruma devir alınacakları tarihe kadar 5510 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki banka ve sigorta şirketlerinin sandıkları kapsamında bulunanlar ile bunların bakmakla yükümlüleri, yabancı ülke vatandaşlarından Türkiye’de kesintisiz olarak bir yıldan fazla ikamet etmeyenler, milletvekilleri ile Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeleriyle bunların emeklileri ile dul ve yetimleri hariç olmak üzere Türkiye’de ikamet edenler, zorunlu genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İŞÇİ, ESNAF VE MEMUR OLANLAR</span><br />
<br />
2- Sosyal güvencesi bulunan işçi (4/a), esnaf(4/b), memur(4/c) olanlar ile bu sigortalılıklarından dolayı aylık alanların durumlarında değişiklik olacak mı? Sigortalılığı bulunan bu kişiler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık yardımlarının, daha önce olduğu gibi kanun kapsamında karşılanmasına aynen devam edilecektir. Yani; işçi, memur veya esnaf olarak çalışan zorunlu sigortalılar ve emekliler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişiler için herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.<br />
<br />
3- Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olan ve kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’lilerin) 60 günden fazla prim borcu olanlar ne yapacaktır? Bu durumda olanların borçlarının tamamının ödenmesi veya 6183 sayılı Kanuna göre 36 aya kadar taksitlendirmesi suretiyle ilk taksitin (peşinatın) ödenmesi halinde, kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Borcun taksitlendirme işlemi, Kurum ünitelerince taksitlendirme müracaat ve çok zor durum halini gösteren (Kurum web sayfasında yer alan) belgelerin verilmesi ve peşinat tutarının ödenmesi ile yapılabilmektedir.<br />
<br />
4- Kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’liler) 60 günden fazla prim borcu olan ancak ödeme veya taksitlendirmede bulunmayan sigortalıların bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocukları sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaktır? Bu durumda olanların bakmakla yükümlü olduğu eş ve 18 yaş üstü çocukları Kurumumuza genel sağlık sigortalısı olmak için Kurumumuza talepte bulunabilirler. Talepte bulunduktan sonra gelir testi için ikametlerinin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları halinde gelir tespiti sonuçlarına göre prim ödemek suretiyle veya primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle sağlık hizmetlerinde yararlanabileceklerdir.<br />
<br />
5- Kendi nam ve hesabına çalışanlardan (4/b’ liler) (4/a) kapsamında hizmet akdine tabi olarak çalışanlarsa sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaktır? Kendi nam ve hesabına çalışanlar(4/b’liler), bir ve birden fazla işverene bağlı olarak hizmet akdine tabi çalıştığında, Kanunun 53 üncü maddesi gereği (4/b) kapsamında sigortalılıkları sona ereceğinden, (4/a) kapsamında en az 30 gün prim ödenmek şartıyla sağlık yardımlarından kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler faydalandırılacaktır. Ancak prim borcunun ödeme yükümlülüğü devam edecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">18 YAŞ ÜSTÜ ÇOCUKLAR</span><br />
<br />
6- 18 yaşın üzerindeki çocukların durumu ne olacaktır? 18 yaşın üzerindeki erkek çocuklar, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi durumunda ise 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayanlar, ana veya babasının sağlık güvencesinden yararlanmaya devam edecektir. Yani, bu kişilerin her yıl öğrenci belgelerini sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine göndermesi yeterli olacaktır.<br />
<br />
1/10/2008 öncesi bakmakla yükümlü olunan kişi olarak sağlık yardımlarından faydalanan kız çocukları ise 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren de sağlık yardımlarından, daha önce olduğu gibi sigortalı veya evli olmadığı sürece yaş şartı aranmaksızın faydalandırılacaktır.<br />
<br />
7- 18 yaşın üzerinde çalışmayan/okumayan veya 25 yaşın üzerinde okuyan/okumayan/ çalışmayan erkek çocukların durumu ne olacaktır? Bu kişiler, 1/1/2012 tarihi itibarıyla 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre re?sen tescil edilecektir. Bu kapsamdakiler, gelir testi yaptırmaları için ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına başvurmaları gerekmektedir. Gelir testi sonucuna göre de prim ödeme yükümlüsü, devlet ya da kendileri olacaktır.<br />
<br />
8- Bakmakla yükümlülük durumu sona eren çocukların gelir testinde ana ve babasının gelirleri mi yoksa kendi gelirleri mi dikkate alınacaktır? Gelir tespitinde aile olarak aynı hane içinde yaşayan ve nüfus kayıtlarında yer alan eş, yaşlarına bakılmaksızın evli olmayan çocuk ve genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilecek kişinin ana ve babası esas alınmaktadır. Buna göre; ana ve/veya babasıyla aynı adreste ikamet eden ve yaş koşulları nedeniyle ana/babanın bakmakla yükümlüsü konumunda olmayanların gelir testi yapılırken ana, baba ve çocuğun gelirleri hesaplamada dikkate alınmaktadır.<br />
<br />
Ancak nüfus kayıtlarında göre ana ve babasından ayrı ikamet eden bakmakla yükümlülük durumu sona ermiş olanların gelir testi, ayrı olarak yapılacaktır.<br />
<br />
9- Öğrenim görmesi nedeniyle ailesi ile aynı hanede yaşamayan 25 yaşından küçük çocuklar, gelir testi yapılırken dikkate alınacak mıdır? Aynı hanede yaşamayan ve öğrenimi nedeniyle başka bir hanede yaşayan evli olmayan çocuklardan öğrenim görmesi nedeniyle 25 yaşını doldurmamış olanlar, gelir testinde aynı aile içinde değerlendirilecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">18 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR</span><br />
<br />
10- Ana ve babasının sosyal güvencesi olmayan çocuklar ne yapacaktır? Ülkemizde yaşayan herkes zorunlu olarak genel sağlık sigortalısı kapsamında tescil edileceğinden, bu kişilerin 18 yaşın altındaki çocukları da bakmakla yükümlü oldukları çocuk olarak Kanunun (60/g) bendi kapsamında tescili olan ana/babası üzerinden sağlık yardımlarından faydalandırılacaktır. 18 yaşın altındaki tüm çocuklara 30 gün prim ödemiş olma ve prim borcu bulunmaması şartları aranmaksızın sağlık hizmeti verilmeye devam edilecektir.<br />
<br />
11- 18 yaşını tamamlamadan evlenenler ile bunların çocukları genel sağlık sigortası kapsamına nasıl alınacaktır? Türk Medeni Kanununa göre evlenmeyle kişi ergin olunacağından, 18 yaşından küçük ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan kişiler de Kanunun (60/g) bendine göre genel sağlık sigortalısı olmak için Kuruma müracaat edenler, müracaat tarihi itibariyle tescil edilecek ve bunlar da ikametlerinin bulunduğu vakfa başvurmak suretiyle gelir testi sonucuna göre işlem yapılacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">YEŞİL KARTLILAR İLE SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR VE BUNLARIN GELİR TESTİ İŞLEMLERİ</span><br />
<br />
12- 1/1/2012 tarihinden önce 3816 sayılı Kanuna göre yeşil kartı olanlar, sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır? 1/1/2012 tarihinden önce yeşil kart sahibi olan ve bu tarihten sonra da vizesi (hak sahipliği) devam edenler, genel sağlık sigortası kapsamında sağlık yardımlarından yararlanmaya vize süresi dolana kadar devam edeceklerdir. Vize süresinin dolduğu tarihten itibaren de en geç bir ay içinde gelir testi yapılması için ikametlerinin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları gerekmektedir. Yapılan gelir testi sonucuna göre aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama gelirleri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar, yeşil kartlı (Kanunun 60/c-1 alt bendi kapsamında) gibi primi devlet tarafından karşılanarak sağlık hizmetlerinden faydalandırılacaklardır.<br />
<br />
13- 1/1/2012 tarihinden sonra yeşil kart vizeleri dolanların sağlık yardımlarından yararlanması için ne yapması gerekmektedir? Söz konusu kişilerin, vize süresinin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde gelir testi yapılması için ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları gerekmektedir.<br />
<br />
14- Gelir testi yaptırmak için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına nasıl ulaşılabilir? Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının adres ve diğer iletişim bilgilerine; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı?nın "http://www.aile.gov.tr" veya "http://www.sydgm.gov.tr/tr/vakif" web adreslerinden erişilebilmektedir. Ayrıca gelir testine müracaat edeceklerin ikametlerinin bulunduğu il veya ilçelerdeki valilik/kaymakamlıklardan da bilgi alınarak öğrenilebilir. 4 / 11 15- Gelir testi yaptırmak isteyenler müracaat formunu nereden temin edilebilir? Gelir testi müracaat formu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı?nın web adresinden veya vakıflara bizzat müracaat edilerek temin edilebilir.<br />
<br />
16- Her hangi bir sosyal güvencesi olmayanlar 31/1/2012 tarihine kadar gelir testi için müracaat etmezlerse ne olacaktır? 1/1/2012 tarihi itibariyle her hangi bir sosyal güvencesi olmayanlar Kurum tarafından Kanunun (60/g) bendi kapsamında re?sen tescil edilmişlerdir. Bu kapsamdakilere Kurum tarafından gelir testi yaptırmaları için "gelir testine müracaat bildirim" belgesi adreslerine gönderilmiştir. "Gelir testine müracaat bildirim" belgesi tebliğ edilenler, tebliğ tarihinden itibaren en geç bir ay içinde ikametlerinin bulunduğu vakıflara başvuracaklardır. Ancak bu yazının alınmasını beklemeksizin de doğrudan gelir testi için ikametlerinin bulunduğu vakıflara başvurabilirler. Dolayısı ile 31/1/2012 tarihi, son müracaat tarihi olarak değerlendirilmeyecektir.<br />
<br />
17- Gelir testi yaptıranların daha sonra hangi işlemleri yapması gerekmektedir? Gelir testi yaptıranların gelir testi sonuçları, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları tarafından SGK?ya elektronik ortamda gönderileceğinden, bu kişilerin tescil işlemi için Kuruma ayrıca başvuruda bulunmaları gerekmemektedir. Gelir testi sonucunda aile içindeki kişi başına düşen aylık ortalama gelire göre bu kişilere, SGK tarafından genel sağlık sigortası statüsünü ve ödemesi gereken prim miktarını gösteren yazılı bildirim yapılacaktır.<br />
<br />
18- Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar gelir testi yaptırmaları için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına hangi sürede başvurmaları gerekmektedir? Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar veya genel sağlık sigortasından yararlanma süresi sona erenler, Kurumun tebligatını beklemeksizin doğrudan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurabilirler. Ancak bu kişiler Kanunun (60/g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmakta ve bu kişilerin gelir testi yaptırmaları için adreslerine gönderilen "gelir testine müracaat bildirimi" tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ikametlerinin bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvurmaları gerekmektedir.<br />
<br />
19- Genel sağlık sigortasından yararlanma hakkı olmayanlar/sona erenler gelir testi yaptırmak istememeleri durumunda ne yapmalıdır? Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar veya genel sağlık sigortasından yararlanma hakkı sona erenler, gelir testi yapılmaması yönündeki yazılı beyanı ile Kuruma başvurması halinde, asgari ücretin iki katı üzerinden % 12 oranında hesaplanacak tutarda genel sağlık sigortası primi ödeyeceklerdir. (2012 yılı ilk altı ayı için aylık 213-TL?dir.) 20- Gelir testi sonucu prim ödeme yükümlüsü olanların bakmakla yükümlü olduğu kişileri de prim ödeyecek mi? Gelir testi sonucu aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama geliri asgari ücretin üçte biri ve üzerinde olanların genel sağlık sigortalısı olarak prim ödeme yükümlüsü (60/g bendi kapsamında) kendisidir. Bu kişilerin bakmakla yükümlü olduğu eş, çocukları, varsa ana ve babası prim ödeme yükümlüsü değildir. Bunların bakmakla yükümlü olduğu eş, çocukları, ana ve babası, tescil edilen sigortalı üzerinden sağlık yardımlarından yararlanacaklardır.<br />
<br />
21- Gelir testine başvurulması kişilere hangi hakkı sağlamaktadır? Genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilenlerin gelir testi yaptırmaları sonucunda ödeyecekleri prim miktarı, kişinin gelir durumuna göre belirlenmektedir. Gelir testi sonucu, aile içinde kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birinden az olması durumunda bu kişiler, primleri devlet tarafından karşılanmak suretiyle genel sağlık sigortasından yararlanacaklardır.<br />
<br />
Gelir testi sonucu, aile içinde kişi başına düşen gelir tutarının asgari ücretin üçte birinden fazla olması durumunda, tespit edilen gelir düzeyine göre prim ödeme yükümlüsü olacaktır.<br />
<br />
Gelir testinin yaptırılmaması halinde ise tescil edilen kişinin geliri, asgari ücretin iki katından fazla olduğu kabul edilerek asgari ücretin iki katı üzerinden prim ödemesi gerekecektir.<br />
<br />
22- Gelir testi işlemi yapılırken neler dikkate alınmaktadır? Gelir testi yapılırken, genel sağlık sigortalısı ile aynı ikametgâhta yaşayan eş, evli olmayan çocuklar ile ana ve babanın gelirleri, harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak belirlenen ailenin aylık geliri, hanede yaşayan aile bireyi sayısına bölünerek aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarı tespit edilmektedir.<br />
<br />
23- Gelir testi sonucu, gelirleri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar prim ödeyecek midir? Gelir testi sonucuna göre; aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık ortalama tutarının, brüt asgari ücretin üçte birinden az olması halinde sağlık primi devlet tarafından karşılanmakta olup, kendileri ayrıca prim ödemeyecektir. Gelirleri bu şekilde tespit edilenler, 1/1/2012 öncesindeki yeşil kartlılarda olduğu gibi prim ödemeyecekler ve Kanunun (60/c-1) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.<br />
<br />
24- Gelir testi sonucu aile içinde kişi başına düşen geliri, brüt asgari ücretin üçte birinden fazla olanlar ne kadar prim ödeyecektir? 1/1/2012 - 30/6/2012 tarihleri arasındaki asgari ücret (886,5-TL) dikkate alındığında;<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında (295,50 - 886,50-TL) ise aylık 35,46 -TL,<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında (886,50 - 1.773-TL) ise aylık 106,38 -TL,<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücretin iki katından daha fazla (1.773-TL?den) ise aylık 212,76 -TL, 1/7/2012 - 31/12/2012 tarihleri arasındaki asgari ücret (940,50-TL) dikkate alındığında;<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında (313,50 - 940,50-TL) ise aylık 37,62 -TL,<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında (940,50 - 1.881-TL) ise aylık 112,86 -TL, 6 / 11<br />
<br />
-Kişi başına düşen aylık gelir, asgari ücretin iki katından daha fazla (1.881-TL?den) ise aylık 225,72 -TL, Genel sağlık sigortası primi ödenecektir. Ödenen bu prim karşılığı sigortalı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden yararlanacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">GELİR TESTİ YAPTIRMAK İSTEMEYENLER</span><br />
<br />
25- Gelir testi yaptırmak istemeyenler ne yapmalıdır? Gelir testi yaptırmak istemeyenler, Kuruma verecekleri gelir testi yaptırmak istemediklerine ilişkin yazılı beyan üzerine asgari ücretin iki katı üzerinden prim ödeyerek genel sağlık yardımlarından kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlanabilirler.<br />
<br />
26- "Gelir testi müracaat bildirim" yazısının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde vakfa müracaat etmeyenlere ne işlem yapılacaktır? "Gelir testi müracaat bildirim" yazısının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde vakfa müracaat etmeyenlere gelirleri asgari ücretin iki üzerinden prim tahakkuku yapılarak Kanunun (60/g) bendi kapsamında tescilli olacaktır.<br />
<br />
27- Çalışmayanlar ve ayrıca gelir testi yaptırmak istemeyenler uzun vadeli sigorta kollarına tabi prim ödemek suretiyle genel sağlık sigortasından nasıl yararlanabilirler? Hem uzun vadeli sigorta (malullük, yaşlılık ve ölüm) hem de genel sağlık sigortasından yararlanmak isteyenler, isteğe bağlı sigortalılık kapsamındaki müracaatlarına bağlı olarak, müracaat tarihini takip eden günden itibaren tescil edilirler. İsteğe bağlı sigortalı olunması halinde, en az brüt asgari ücretin % 32?si oranında (886,50 x 32/100 = 283,68) prim ödeyerek hem emeklilik hem de 30 günlük prim ödeme şartını yerine getirerek kendileri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, prim borcunun olmaması kaydıyla sağlık hizmetlerinden yararlanılması imkânı bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">ÖZEL SAĞLIK SİGORTASI OLANLAR</span><br />
<br />
28- Özel sağlık sigortası bulunanların genel sağlık sigortası kapsamına alınması zorunlu mudur? 1/1/2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası Kanun gereği "zorunlu" olarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye’de ikamet eden herkes 5510 sayılı Kanunun belirlediği şartlar içerisinde genel sağlık sigortalısı olmak durumundadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">65 YAŞ VEYA ÖZÜRLÜ AYLIĞI ALANLAR</span><br />
<br />
29- 2022 sayılı Kanuna göre 1/1/2012 tarihinden önce 65 yaş veya özürlü aylığı alanlar, sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır? 1/1/2012 tarihinden önce 2022 sayılı Kanuna göre; 65 yaş veya özürlü aylığı alanlar herhangi bir vize ve gelir testi işlemine tabi olmaksızın aylık aldıkları sürece kendileri ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler, genel sağlık sigortasından Kanunun (60/c-3) bendi kapsamında yararlanacaklardır.<br />
<br />
1/1/2012 tarihinden önce de olduğu gibi, 18 yaş altı özürlü aylığı alan çocukların ana ve babası bu özürlü çocuğu üzerinden bakmakla yükümlü sıfatıyla sağlık yardımlarından yararlanmayacaktır. Özürlü çocuklar ise aylık aldıkları sürece sağlık yardımlarından sadece kendileri yararlanacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">GEÇİCİ KÖY KORUCULARI</span><br />
<br />
30- 442 sayılı Kanuna göre geçici köy koruyucusu olan veya bu Kanuna göre aylık alanlar, 1/1/2012 tarihinden sonra sağlık yardımlarından nasıl yararlanacaktır? Bu kişiler, Kanunun (60/c-9) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklar, gelir testine ve vize işlemine tabi olmaksızın geçici köy koruyucusu olarak görevleri devam ettiği sürece, aylık alanlar ise aylıkları devam ettiği sürece genel sağlık sigortalısı sayılacaklardır.<br />
<br />
Her ayın primi, takip eden ayın sonuna kadar Kurumun anlaşmalı olduğu (T.C. Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıfbank) bankalara ödenecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">AVUKATLIK STAJI YAPANLAR</span><br />
<br />
31- Avukatlık stajı yapanların durumu ne olacaktır? Genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayan stajyer avukatlar, genel sağlık sigortası primleri staj süresince Türkiye Barolar Birliği tarafından karşılanarak sağlık yardımlarından faydalanmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BANKA SANDIKLARINA TABİ OLANLAR</span><br />
<br />
32- Banka sandıklarına tabi sigortalı veya emekli olanların sağlık yardımlarından yararlanmak için herhangi bir işlem yapmaları gerekmekte midir? Söz konusu kişilerin herhangi bir işlem yapması gerekmemektedir. Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri, bu sandıklardan aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların bakmakla yükümlülerinin sağlık hizmetleri, Kurumca devralınıncaya kadar ilgili kuruluşlarca karşılanacağından bu kişiler, devir işlemlerinden sonra genel sağlık sigortası kapsamına alınacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">PRİM GÜNÜNÜ TAMAMLAMIŞ ANCAK YAŞ ŞARTINI BEKLEYENLER</span><br />
<br />
33- Yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan prim ödeme gün sayısını tamamlayıp, yaş şartının dolmasını bekleyenlerden herhangi bir sigortalılığı bulunmayanlar genel sağlık sigortasından nasıl yararlanacaktır? Söz konusu kişiler de Kanunun (60/g) bendine göre genel sağlık sigortası kapsamına alınmış olup, gelir testine başvurmaları halinde gelir testi sonucuna göre primleri ya devlet tarafından ödenecek ya da kendileri aile içinde kişi başına düşen gelir tutarına göre genel sağlık sigortası primi ödemekle yükümlü olacaklardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">PART TIME ÇALIŞANLAR</span><br />
<br />
34- Part-time çalışan kişilerin genel sağlık sigortasından yararlanmaları için eksik olan günlerin primlerini ödemeleri gerekecek mi? 4857 sayılı İş Kanununa göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışanların eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları, 1/1/2012 tarihinden itibaren zorunludur. Bu şekilde çalışanlar, gelir testi yaptırmak suretiyle gelir testi sonucuna göre primlerinin devlet veya kendileri tarafından ödenmesi koşuluyla sağlık yardımlarından yararlanacaktır.<br />
<br />
Ancak bu sürelerini isteğe bağlı olarak (4/a) kapsamında prim ödeyerek tamamlamaları halinde, eksik günleri için ayrıca genel sağlık sigortası primleri ödemeyeceklerdir.<br />
<br />
35- Part-time çalışanlardan kimlerin ay içindeki eksik bildirilen günlerini genel sağlık sigortası yönünden 30 güne tamamlama yükümlülüğü bulunmamaktadır? Eksik gün nedeni "puantaj" olanlar, sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar, Kanunun 5 inci maddesi kapsamındaki haklarında bazı sigorta kolları uygulanan sigortalılar, ay içinde birden fazla işyerinde çalışıp toplam çalışma süresini 30 güne tamamlayanlar ile kamu idarelerinde 657 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinin (B) ve &copy; bentlerine tabi çalışanlar, 4857 sayılı Kanuna tabi çalışmakla birlikte 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda çalışanlar için sandıklar Kuruma devredilinceye kadar 30 güne tamamlama yükümlülüğü aranmaz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRK VATANDAŞLARI</span><br />
<br />
36- İkamet adresi Türkiye’de olmakla birlikte yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarının gelir testi için başvurması gerekmekte midir? Söz konusu kişilerin, kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)’nden ikametgâh adresini yurtdışındaki adresi olarak güncellemeleri halinde, genel sağlık sigortası kapsamında sayılmayacaklardır. Ancak, bu kişilerin Türkiye’de yaşayan bakmakla yükümlü bulunduğu kişiler (eş, çocuk, ana, baba), Kanunun 60/g bendi kapsamında tescil edilecek olup, gelir testi için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına müracaat etmeleri sonucu yapılacak gelir testi sonucuna göre işlem yapılacaktır.<br />
<br />
37- Türkiye’de çalışırken işyerinden ücretsiz izin alarak yurtdışına gidenlerin durumu ne olacak? Kanuna göre (4/a) kapsamında olan kişiler yurt dışında ise ücretsiz izinli olduğu sürelerde işverenin bildirimi üzerine yurt dışında bulunduğu süre içinde bir takvim yılı içinde en fazla bir aylık sürede sağlık yardımından faydalandırılacaktır. Kanuna göre memur (4/c) olanlar ise; bir yıllık ücretsiz izinli olduğu sürelerde genel sağlık sigortalısı sayıldığından sağlık yardımlarından faydalandırılacaktır.<br />
<br />
38- Burs kazanan eşiyle birlikte ABD’ye veya sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkeye giden, ancak kendisi ev hanımı olarak bu ülkede yaşayan Türk vatandaşları da genel sağlık sigortası kapsamında prim ödemek zorundalar mı? Bu kişilerin ikametgâhlarının, kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi?nden (ADNKS) yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi halinde söz konusu kişiler genel sağlık sigortalısı kapsamında prim ödemeyecektir.<br />
<br />
39- Çifte vatandaş olup, Türkiye’de sigortası bulunmayan ancak vatandaşı olduğu yabancı ülkede çalışan veya sigortası/emekli olan Türkler ne yapacaktır? Çifte vatandaşlığı bulunanların, ilgili ülkenin Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunması ve vatandaşı oldukları yabancı ülkede çalışmaları durumunda; Türkiye’ye gelirken iki taraflı sosyal güvenlik sözleşmesine göre sağlık yardımlarından faydalandığına ait "formüler" denilen belgeyi, yakınları adına ise ilgili ülkeden yine bunlar için istenilen "formüleri" getirmeleri gerekmektedir. Ancak, çifte vatandaşlığı bulunanların, sözleşmesiz ülkede çalışması ve ikametgâhlarının da yurt dışında bulunması halinde söz konusu kişiler genel sağlık sigortası kapsamına alınmayacaklardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">YURTDIŞINA EĞİTİME GİDENLER</span><br />
<br />
40- T.C. vatandaşı olup yurt dışına lisans, master, doktora eğitimi için gidenlerden çalışmayan ve sigortası olmayanlar ne yapacak? Onlar adına aile yakını gelir testine başvurabilecek mi? Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)?nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilmeyeceklerdir. Ancak Türkiye’de bulundukları sürede bakmakla yükümlülük durumları yok ise gelir testine başvurarak gelir testi sonucuna göre genel sağlık sigortası hükümlerinden yararlanacaklardır.<br />
<br />
41- Eğitim için yurtdışına giden ve sağlık sigortaları oradaki devlet veya okullar tarafından karşılanan vatandaşlar ne yapacaktır? Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)?nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan genel sağlık sigortası kapsamında tescil edilmeyeceklerdir.<br />
<br />
42- Devlet tarafından resmi burslu olarak eğitime gönderilmiş, 25 yaş üstü olup, Türkiye’de sigortası bulunmayanlar ne yapacak? Bu durumdaki kişilerin de kendileri ya da Türkiye’deki yakınları tarafından ikametgâhlarının Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)?nden yurtdışındaki adres olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu kişiler, ikametgâhları yurt dışında olduğundan GSS kapsamında tescil edilmeyeceklerdir.<br />
<br />
43- Yabancı bayraklı gemilerde ve uluslararası sularda çalışan gemi adamlarının durumu ne olacaktır? Türkiye’ye döndüğü zaman mı sigorta kapsamına girecek? Yabancı bayraklı gemilerde çalışan Türk vatandaşları, sosyal güvenlikleri yönüyle ikili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre işlem yapılacaktır. İkili sosyal güvenlik sözleşmesi yoksa 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi olamayacaklardır. Genel sağlık uygulaması yönüyle Türkiye’ye döndüklerinde genel sağlık sigortası kapsamına gireceklerdir.<br />
<br />
Ancak Türk bayraklı gemilerde çalışan ve uluslararası sularda bulunan gemi adamları ise 5510 sayılı Kanuna göre (4/a) kapsamında zorunlu sigortalı olmaktadır. Bu kapsamda çalışıp sefer esnasında işe alınanların sigortalılık işlemleri, sigortalıların işe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılması gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">TÜRKİYE’DE YAŞAYAN YABANCILAR</span><br />
<br />
44- Türkiye’de bir yıldan uzun süredir yaşayan ancak kendi ülkelerinde sağlık yardımlarından yararlanma hakkı bulunmayan yabancılar ne yapacaktır? Türkiye’de kesintisiz bir yıllık ikamet süresini dolduran yabancılar, ilgili ülke kapsamında genel sağlık sigortası uygulaması yönünden sigortalı değilse bu sürenin dolduğu tarihten itibaren Kanunun (60/d) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmışlardır. Dolayısıyla bu kişilerin genel sağlık sigortası kapsamında tescil işleminin yapılması için kesintisiz bir yıllık ikamet süresinin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde kendilerine en yakın sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine başvurmaları gerekmektedir.<br />
<br />
Gelirleri brüt asgari ücretin iki katı kabul edilerek bu tutar üzerinden hesaplanacak genel sağlık sigortası primi tahakkuk ettirilecektir.<br />
<br />
45- Ülkemizde bir yıldan fazla süre ile ikamet eden ve kendi ülkesinden sigortalı veya emekli olan İngiltere vatandaşları, Türkiye’de sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacaktır? İngiltere vatandaşlarının Türkiye’de bir yıldan fazla ikamet etmeleri halinde, kendi ülkelerinden sigortalı/emekli olmalarına karşın Türkiye’de bulundukları sürede kendi mevzuatları kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanamamaları nedeniyle, 5510 sayılı Kanunun (60/d) bendi kapsamında müracaatlarına bağlı olarak genel sağlık sigortalısı sayılabileceklerdir.<br />
<br />
46- Bir Türk ile evlenmiş ancak 3 yılını doldurmadığı için T.C. vatandaşı olamamış bir kadın, Türk eşinin sosyal güvencesinden yararlanabilir mi? Kanuna göre bu kişiler, ikamet izni almaları durumunda genel sağlık sigortasından faydalanabilecektir.<br />
<br />
47- Türkiye’de oturma izni almış, sigortası olmayıp özel sağlık sigortası bulunan yabancıların durumu ne olacak? Kesintisiz bir yıllık ikamet süresini dolduran yabancılar, ilgili ülke kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanması açısından sigorta kapsamında değilse bu sürenin dolduğu tarihten itibaren bir ay içinde sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine genel sağlık sigortası giriş bildirgesi ile başvurabilirler. Bu süre içerisinde başvuruda bulunmayanlara, brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır. Bu kişilerin özel sağlık sigortası kapsamında bulunması genel sağlık sigortası kapsamında sigortalı olmalarına engel teşkil etmemektedir.<br />
<br />
48- Türkiye’de bir yıldan uzun süredir yaşayan ancak kendi ülkelerinde sigortası bulunmayan yabancılar gelir testi için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına başvuracaklar mı? Gelir testine müracaat hakkı, Kanunun (60/g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılan Türk vatandaşlarına tanındığından, yabancı uyruklu olup ülkemizde ikamet edenlerin gelir testine müracaat hakları bulunmamaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLUNAN KİŞİ</span><br />
<br />
49- Bakmakla yükümlü kişi olarak sağlık yardımı alan kişi, sigortalı olduğunda sağlık yardımlarından yararlanmak için 30 gün beklemek zorunda mıdır? Bakmakla yükümlü kişi olarak anası/babası/eşi üzerinden sağlık yardımı alan kişi, genel sağlık sigortalı olması durumunda sağlık yardımlarından faydalanmak için 30 gün bekleme süresine tabi olmayacak ve işe başladığı gün itibariyle sağlık yardımlarından yararlanabilecektir.<br />
<br />
50- Hem bakmakla yükümlü statüsünde hem de sigortalı olan birisi sağlık hizmetlerini hangi kapsamda alacaktır? Kanuna göre zorunlu veya isteğe bağlı sigortalı olanlar aynı zamanda bakmakla yükümlülük statüsü bulunması halinde, kendi sigortalılığı esas alınarak sağlık yardımlarından yararlanacaklardır."(ANKA)<br />
<br />
milliyet.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Arap Birliği'nden Suriye ile ilk Karar]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8936</link>
			<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 22:28:53 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8936</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;">''Suriye'de seçim erken yapılsın'</span></span><br />
<br />
<img src="http://img6.mynet.com/ha7/a/arap-birligi.jpg" border="0" alt="[Resim: arap-birligi.jpg]" /><br />
<br />
Arap Birliği Dışişleri Bakanları bugün Suriye'de ki son gelişmeleri ele almak için bir araya geldi.<br />
Bugün Kahire'de toplanan Arap Birliği Dışişleri Bakanları Suriye'de bulunan gözlemci heyetin raporlarını inceledi. Alınan ilk kararlar ise Suriye'de seçimin erken yapılması ve Beşşar Esad'ın görevini yardımcısına teslim etmesi...<br />
<br />
mynet.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;"><span style="font-size: large;">''Suriye'de seçim erken yapılsın'</span></span><br />
<br />
<img src="http://img6.mynet.com/ha7/a/arap-birligi.jpg" border="0" alt="[Resim: arap-birligi.jpg]" /><br />
<br />
Arap Birliği Dışişleri Bakanları bugün Suriye'de ki son gelişmeleri ele almak için bir araya geldi.<br />
Bugün Kahire'de toplanan Arap Birliği Dışişleri Bakanları Suriye'de bulunan gözlemci heyetin raporlarını inceledi. Alınan ilk kararlar ise Suriye'de seçimin erken yapılması ve Beşşar Esad'ın görevini yardımcısına teslim etmesi...<br />
<br />
mynet.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İstanbul'da Dereceye giren  başarılı liseler]]></title>
			<link>http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8935</link>
			<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 20:42:35 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.gonulpenceresi.com/forum/showthread.php?tid=8935</guid>
			<description><![CDATA[stanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Kültür Üniversitesi işbirliğinde Haliç Kongre Merkezi, ''YÖNVER Ödülleri'' dağıtım töreni düzenlendi<br />
<br />
-Ödül töreni-<br />
<br />
Konuşmaların ardından İstanbul'da bulunan resmi ve özel ilköğretim ile ortaöğretim kurumlarına verilen onursal teşvik ödülleri olan ''YÖNVER Ödüllleri''nin dağıtımına geçildi.<br />
<br />
''Büyük Ödüller'' kategorisinin ''Genel Liseler Grubu''nda ''İstanbul'un En Başarılı Lisesi'' İstanbul Atatürk Fen Lisesi birinci, Bağcılar İbni Sina Lisesi ikinci, İstanbul Lisesi üçüncü oldu.<br />
<br />
''Meslek Liseleri Grubu''nda ise ''İstanbul'un En Başarılı Lisesi'' Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi birinci, Bakırköy 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi ikinci, Bahçelievler İmam Hatip Lisesi ve Gaziosmanpaşa Küçükköy Kız Teknik Lisesi de üçüncülüğü paylaştı.<br />
<br />
''Takdir Ödülleri'' kategorisinde ''Genel Liseler Grubu''nda Beylikdüzü Vali Muammer Güler Anadolu Öğretmen Lisesi birinci, Büyükçekmece Tepecik Hüsnü M. Özyeğin Lisesi ikinci, Arnavutköy Mehmet Akif Ersoy Lisesi üçüncü oldu.<br />
<br />
''Meslek Lisesi Grubu''nda ise Üsküdar İMKB Anadolu Kız Meslek Lisesi birinci, Kartal Şehit Öğretmen H. Ağırman Anadolu Teknik Lisesi ikinci, Kağıthane Anadolu İmam Hatip Lisesi üçüncü oldu.<br />
<br />
''Bilim Ödülleri'' kategorisinde 9 liseye, ''Başarı Ödülleri'' kategorisinde ise ''Liseler'' bölümünde 24 lise, ''Anadolu, Fen, Sosyal Bilimler, Askeri ve Anadolu Öğretmen Liseleri'' bölümünde 9 lise, ''Özel Ortaöğretim Kurumları'' bölümünde 13 lise, ''Anadolu Meslek Liseleri'' bölümünde 7 lise, ''Meslek Liseleri'' bölümünde ise 6 lise ödüle hak kazandı.<br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari1.jpg" border="0" alt="[Resim: basari1.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari2.jpg" border="0" alt="[Resim: basari2.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari4.jpg" border="0" alt="[Resim: basari4.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari5.jpg" border="0" alt="[Resim: basari5.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari3.jpg" border="0" alt="[Resim: basari3.jpg]" /><br />
<br />
<br />
memurlar.net]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[stanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Kültür Üniversitesi işbirliğinde Haliç Kongre Merkezi, ''YÖNVER Ödülleri'' dağıtım töreni düzenlendi<br />
<br />
-Ödül töreni-<br />
<br />
Konuşmaların ardından İstanbul'da bulunan resmi ve özel ilköğretim ile ortaöğretim kurumlarına verilen onursal teşvik ödülleri olan ''YÖNVER Ödüllleri''nin dağıtımına geçildi.<br />
<br />
''Büyük Ödüller'' kategorisinin ''Genel Liseler Grubu''nda ''İstanbul'un En Başarılı Lisesi'' İstanbul Atatürk Fen Lisesi birinci, Bağcılar İbni Sina Lisesi ikinci, İstanbul Lisesi üçüncü oldu.<br />
<br />
''Meslek Liseleri Grubu''nda ise ''İstanbul'un En Başarılı Lisesi'' Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi birinci, Bakırköy 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi ikinci, Bahçelievler İmam Hatip Lisesi ve Gaziosmanpaşa Küçükköy Kız Teknik Lisesi de üçüncülüğü paylaştı.<br />
<br />
''Takdir Ödülleri'' kategorisinde ''Genel Liseler Grubu''nda Beylikdüzü Vali Muammer Güler Anadolu Öğretmen Lisesi birinci, Büyükçekmece Tepecik Hüsnü M. Özyeğin Lisesi ikinci, Arnavutköy Mehmet Akif Ersoy Lisesi üçüncü oldu.<br />
<br />
''Meslek Lisesi Grubu''nda ise Üsküdar İMKB Anadolu Kız Meslek Lisesi birinci, Kartal Şehit Öğretmen H. Ağırman Anadolu Teknik Lisesi ikinci, Kağıthane Anadolu İmam Hatip Lisesi üçüncü oldu.<br />
<br />
''Bilim Ödülleri'' kategorisinde 9 liseye, ''Başarı Ödülleri'' kategorisinde ise ''Liseler'' bölümünde 24 lise, ''Anadolu, Fen, Sosyal Bilimler, Askeri ve Anadolu Öğretmen Liseleri'' bölümünde 9 lise, ''Özel Ortaöğretim Kurumları'' bölümünde 13 lise, ''Anadolu Meslek Liseleri'' bölümünde 7 lise, ''Meslek Liseleri'' bölümünde ise 6 lise ödüle hak kazandı.<br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari1.jpg" border="0" alt="[Resim: basari1.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari2.jpg" border="0" alt="[Resim: basari2.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari4.jpg" border="0" alt="[Resim: basari4.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari5.jpg" border="0" alt="[Resim: basari5.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://www.memurlar.net/common/documents/3804/basari3.jpg" border="0" alt="[Resim: basari3.jpg]" /><br />
<br />
<br />
memurlar.net]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>
